Petty türkçesi Petty nedir

Petty ile ilgili cümleler

English: He didn't engage in petty polemics.
Turkish: Ucuz polemik yapmadı.

English: He's just a petty hooligan, but if he had just a little more initiative, he could be a major criminal leader.
Turkish: O sadece küçük bir holigan ama sadece onun biraz daha inisiyatifi olsa, o büyük bir suç lideri olabilir.

English: I was involved in a petty argument.
Turkish: Ben küçük bir tartışmaya karıştım.

English: In this harsh, petty world where money does the talking, his way of life is like a breath of fresh air.
Turkish: Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.

English: I'm sick and tired of all the petty squabbling among politicians.
Turkish: Politikacılar arasındaki tüm küçük çekişmelerden bıktım.

Petty ingilizcede ne demek, Petty nerede nasıl kullanılır?

Petty bourgeoisie : Küçük kentsoylu sınıf. Marksist kuramda, proleterya ile kentsoylu sınıf arasında yer alan, proleteryanın sınıf bilincini paylaşmayan sınıfa verilen ad. Küçük burjuvazi.

Petty cash : Küçük kasa hesabı. Küçük kasa. Gereksenen çeşitli küçük giderleri yapabilmek amacıyla ayrılan para. Masraf kasası. Küçük masraf. Eldeki nakit avans. Küçük kasa fonu.

 

Petty larceny : Küçük hırsızlık. Aşırma. Adi hırsızlık. Ufak hırsızlık.

Petty offence : Küçük suç. Hafif suç. Adi suç.

Petty officer : Gemi zabiti ile tayfa arasındaki gemi adamı. Küçük zabit. Erbaş. Deniz assubayı. Astsubay. Çavuş. Erbaş (denizci). Deniz astsubayı.

Pettier : Dar görüşlü. Cüzi. Ufak tefek. Önemsiz. Dar kafalı. Kırtıpil. Aşağılık. İkinci planda gelen. Ivır zıvır. Küçük.

Pettenkoffers : Pettenkoffer deneyi. Safra asitlerinin varlığını saptamada kullanılan bir deney.

Master chief petty officer : Astsubay kıdemli başçavuş.

Pettern : Önörgü. Konunun ana çizgisi. tuluata dayanan tiyatroda senaryo.

Chief petty officer : Astsubay kıdemli üstçavuş (denizci). Astsubay kıdemli üstçavuş.

İngilizce Petty Türkçe anlamı, Petty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Petty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frivolous : Havai. Boş. Hoppa. Adaleti yanıltıcı. Sulu. Anlamsız. Hafif. Fingirdek. Önemsizlik.

Contemptible : Alçak. Rezil. Adi. Alçakça. Hor.

Hidebound : Eski kafalı. Tutucu. Sabit fikirli. Geri kafalı.

Sawn off : Ucu kesik. Parçalara ayrılan (tüfek vb). Kısa namlulu. Kısa kesilmiş.

Little : Azıcık. Hemen hemen hiç. Az miktarda. Be.az miktarda. Değersiz. Birazcık. Kısa. Az.

Dispensable : Gözden çıkarılabilir. Olmasa da olabilir. Elzem olmayan. Mazur görülebilir. Gereksiz. Zorunlu olmayan. Vazgeçilebilir.

Micro : Milyonda bir anlamlarında önek. Mikroskoba ait anlamlarında önek. Anormal derecede ufak. Mini. Mikro. Mikrobilgisayar. Belirsiz. Minik.

 

Bitty : Parçalardan oluşan. Kısım kısım. Minik. Çok az. Bölüm bölüm. Parçalı. Minicik.

Empty : Yoksun. Anlamsız. Aç. İçini boşaltmak. Tahliye etmek. Dökmek. Boş. İçeriksiz. Boşaltmak.

Crap : Boktan laf. Çöp. Ivır zıvır döküntü. Sıçmak. Değersiz eşya. Pislik. Zırva. Saçmalık. Bok.

Petty synonyms : lower ranking, junior grade, insignificant, lightweight, doodads, triflings, minoring, narrow, pettiest, baseness, slender, minuscules, beggarliness, bric a brac, backburner, dinkey, elflike, purblind, bigot, bit, derisory, derisive, bunk, bunked, piddles, derisible, parochial, farrago, beneath contempt, minuscule, despicable, grotty, slenderest.

Petty zıt anlamlı kelimeler, Petty kelime anlamı

Senior : Kıdemli kimse. Baba. Son sınıf öğrencisi. Yaşça büyük. Üst. Son sınıfa ait. Kıdemli. Son sınıfla ilgili. Üst düzey. Daha yaşlı olan kişi.

Broad minded : Açık görüşlü. Çogu konuda bilgi sahibi olan. Geniş fikirli.

Petty ingilizce tanımı, definition of Petty

Petty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inconsiderable. Little. Subordinate. A petty prince. Also, inferior. As, a petty fault. Trifling.