Obsesses türkçesi Obsesses nedir

  • Saplantı haline gelmek.
  • Musallat olmak.
  • Tedirgin etmek.
  • Kafasına takılmak.
  • Hiç aklından çıkmamak.
  • Zihnine saplamak.
  • Aklına takılmak.

Obsesses ingilizcede ne demek, Obsesses nerede nasıl kullanılır?

Obsessed : Endişeli. Saplantı haline getirmiş. Takınaklı. Kafayı takmış. Etkilenmiş. Tedirgin. Takıntılı.

Obsessed by : - hakkında düşünmekten vazgeçemiyor. Dayanılmaz bir – isteği. -i saplantı haline getirmiş.

Obsessed with : - düşüncesinin etkisi altında kalmış. (bir şeyi) saplantı haline getirmiş. (bir şeye) kitlenip kalmış. -i saplantı haline getirmiş. (bir şeye) kafayı takmış.

Be obsessed by : Aklına takmak. Aklına takılmak.

Be obsessed with : Saplantı haline getirmek. Takıntı haline getirmek. Aklına takmak. Saplantı veya takıntı haline getirmek. Takıntısı olmak. Kafayı takmak. (bir şeyi) kafaya takmak. Takıntı yapmak (bir şeyi).

Obsessions : Sürekli endişe. Saplantı. Takıntı. Obsesyon. Sabit fikir. Takınak. Akla takılan düşünce.

Obsession : Sürekli endişe. Belli bir düşünce ya da yararsız bir eylem üzerinde direnme biçiminde kendini gösteren ve engel olunamayan içtepi. 2-bir kimsenin saplanmış olduğu ve kendini kurtaramadığı yanlış düşünce. Saplantı. Sabit fikir. Obsesyon. Takınak. Akla takılan düşünce. Takıntı.

 

Obsession compulsion : Nevrotik saplantı. Saplantı haline gelmiş olan bazı davranışları sürekli tekrarlama ihtiyacı.

Obsessing : Zihnine saplamak. Tedirgin etmek. Saplantı haline gelmek. Kafasına takılmak.

Obsessional : Zorunlu. Saplantılı. Saplantı ile ilgili. Kafası aşırı meşgul. Takıntı ile ilgili.

İngilizce Obsesses Türkçe anlamı, Obsesses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obsesses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Festers : İrinlenmek. Çürümek. Kokmak. Azmak. Mikrop kapmak. İltihaplanmak. İrin toplamak. Küflenmek. Dert etmek.

Disquiet : Endişe uyandırmak. Üzmek. Rahatsız etmek. Endişelendirmek. Tedirginlik yaratmak. Huzurunu kaçırmak. Endişe vermek. Kaygılandırmak. Telaşlandırmak. Huzurunu bozmak.

Enchafing : Berelemek. Yara etmek. Ovmak. Rahatsız etmek. Sürtmek. Taciz olmak. Ovarak ısıtmak. Yıpratmak. Heyecanlanmak.

Bothering : Takmak. Rahatsız etmek. Can sıkmak. Sinir bozmak. Üzülmek. Canını sıkmak. Rahat vermemek. Müziç. Sinir etmek. Baş belası olmak.

Carking : Endişeli olmak. Endişelenmek. Üzülmek.

Be obsessed by : Aklına takmak.

Haunted : Hayaletli. Kötü. Nazarı değen. Perili. Kem. Cinli. Tekin olmayan. Lanetli.

Prepossesses : Cezbetmek. Çekmek. Etkilemek. Olumlu bir şekilde etkilemek. Zihnini meşgul etmek. Aklını kurcalamak. Aklını çelmek.

Preoccupy : Önce kapmak. Endişelendirmek. Düşündürmek. Kafa yormak. Endişe uyandırmak. Tasalandırmak. Kafasını kurcalamak. Zihnini meşgul etmek.

Concerned : Meşgul. Endişeli. Kaygılı. Alakalı. İlişkili. Alakadar. İlgili. İlgilenen.

Obsesses synonyms : taken up, pick on, discomposes, tease, teases, prepossess, visits, pester, trouble, worry, enchafe, preoccupied, visited, visit, obsessing, fester, ghost, prepossessed, discompose, pesters, discomposing, disquieted, pestering, pestered, haunt, disquiets, cark, obsess, bothers, bother.

 

Obsesses zıt anlamlı kelimeler, Obsesses kelime anlamı

Unconcerned : Aldırmaz. İlgisiz. Kayıtsız. Kaygısız.

Uncontrolled : Denetimsiz. Dizginsiz. Kontrolsüz. Güdümsüz. Raydan çıkmış. İdaresiz. Murakabesiz. Baskısız. Kontrol edilemeyen. Serbest.