Obsession türkçesi Obsession nedir
- Saplantı.
- Takıntı.
- Obsesyon.
- Sürekli endişe.
- Belli bir düşünce ya da yararsız bir eylem üzerinde direnme biçiminde kendini gösteren ve engel olunamayan içtepi. 2-bir kimsenin saplanmış olduğu ve kendini kurtaramadığı yanlış düşünce.
- Akla takılan düşünce.
- Sabit fikir.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Takınak.
Obsession ile ilgili cümleler
English: I can't understand his obsession with golf.
Turkish: Onun golfe olan saplantısını anlayamıyorum.
English: I can't understand his obsession with hockey.
Turkish: Onun hokey takıntısını anlayamıyorum.
English: I don't understand his obsession with soccer.
Turkish: Futbola olan saplantısını anlamıyorum.
English: Is this your obsession?
Turkish: Bu senin saplantın mı?
English: I can't understand his obsession with sports.
Turkish: Onun sporla ilgili saplantısını anlayamıyorum.
Obsession ingilizcede ne demek, Obsession nerede nasıl kullanılır?
Obsession compulsion : Nevrotik saplantı. Saplantı haline gelmiş olan bazı davranışları sürekli tekrarlama ihtiyacı.
Obsessional : Zorunlu. Kafası aşırı meşgul. Saplantı ile ilgili. Saplantılı. Takıntı ile ilgili.
Obsessions : Sabit fikir. Akla takılan düşünce. Takınak. Obsesyon. Sürekli endişe. Takıntı. Saplantı.
Obsessing : Zihnine saplamak. Tedirgin etmek. Kafasına takılmak. Saplantı haline gelmek.
Obsessingly : Dürtü etkisiyle olan bir şekilde. Kafasına takılmış bir şekilde.
Obsessed with : (bir şeye) kafayı takmış. - düşüncesinin etkisi altında kalmış. -i saplantı haline getirmiş. (bir şeye) kitlenip kalmış. (bir şeyi) saplantı haline getirmiş.
Obsessive need : Obsesif ihtiyaç. Görmezden gelinmesi mümkün olmayan ısrarlı ihtiyaç.
Obsessor : Aklına takılan kimse. Takıntı haline gelen kimse.
Obsessive compulsive : Obsesif kompulsif. Saplantı nevrozunun neden olduğu. Saplantı nevrozu ile ilgili.
Obsessed : Tedirgin. Takıntılı. Takınaklı. Endişeli. Saplantı haline getirmiş. Etkilenmiş. Kafayı takmış.
İngilizce Obsession Türkçe anlamı, Obsession eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obsession ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.
Abulia : İstem yitimi. İstenç yitimi. İrade yitimi. Kayıtsızlık. İrade kaybı. Abuli. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.
Academy : Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksekokul. Okul.
Bee : Arı. Gün. Arı gibi çalışan kimse. Toplanma. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. B harfi. Yardımlaşma. Zarkanatlılar dizisinden birçok böceğin, özellikle arılar familyasına bağlı türlerin genel adı.
Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.
Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.
A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.
Small debts : Değersiz alacaklar. Bir yargıya dayanan ya da alacaktan vazgeçildiğini gösteren, inandırıcı bir belgeye göre artık karşıtınca ödenebilme olanağı kalmayan alacaklar.
Hobbyhorse : At başlı sopa. Dönüp dolaşıp gelinen konu. Oyuncak at. At başlı değnek. Atlıkarınca atı.
Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.
Obsession synonyms : onomatomania, irrational motive, abnormal child, bees, fixities, fetish, hobbyhorses, achievement tests, academy of economic and commercial sciences, preoccupation, abstract intelligence, bug, fixity, monomania, fetishes, idee fixe, achievement age, fixation, academic intelligence, accustoming, cranks, complex, determination, clamping, crank, compulsion, delusion, active school, determinations, hangups, obsessions, monomanias, hobgoblin.
Obsession ingilizce tanımı, definition of Obsession
Obsession kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of besieging.

Bu kısımda Obsession kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obsession ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obsession anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obsession ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.