Occulter türkçesi Occulter nedir
Occulter ingilizcede ne demek, Occulter nerede nasıl kullanılır?
Occulters : Panjur.
Occulted : Bilinmeyen. Gizli. Medyumlukla ilgili. Gizlemek. Esrarengiz. Bilinmez. Esrarlı. Anlaşılmaz. Büyücülükle ilgili. Doğaüstü.
Occult blood : Gizli kan. (tıp) gizli kan. Çıplak gözle görülemeyen ve kimyasal deneylerle saptanabilen dışkıda bulunan çok az miktardaki kan.
Occult filariasis : Mikrofilerlerin dokularda bulunduğu, ancak kanda bulunmadıkları durum. Gizli filaryozis.
Occult science : (örn: astroloji, sihirbazlık, vs.). Doğaüstü bilim. Anlaşılır olmayan fenomenlerle ilgili olan bilim. Büyü bilimi. Gizli bilimler.
Occultism : Büyü. Gizli güçlere inanma. Gizli güçlere inanç. Gizil güçlere inanma. Okültizm. Doğaüstü güçlere inanma. Gizlicilik.
Flocculate : Pıhtılaştırmak. Yumaklaştırmak. Gevşek tüylü yığınlar oluşturmak. Pıhtılaşmak. Topaklanmak.
Occultation : Tutulma. Bir gökcisrminden gelen ışığın, bakış doğrultumuz ile bu cisim arasına giren başka bir gökcismi tarafından kesilmesi; bir yıldız ya da gezegenin ay tarafından örtülmesi. Gizleme. Örtülme. Gölgeye girme. Göz önünden kaldırma. Gözden kaybolma. Saklı olma. Karartma. Gizlenme.
Flocculating : Gevşek tüylü yığınlar oluşturmak.
Occults : Doğaüstü. Gizli. Anlaşılmaz. Esrarengiz. Büyücülükle ilgili. Bilinmez. Medyumlukla ilgili. Bilinmeyen. Esrarlı. Gizlemek.
İngilizce Occulter Türkçe anlamı, Occulter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Occulter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fate : Akibet. Akıbet. Çarkıfelek. Alın yazısı. Ölüm. Ecel. Kısmet. Kader. Felaket. Gelecek.
Blinds : Jaluzi. Atın göz siperleri.
Louvres : Panjurlu kapı. Havalandırma kapağı. Havalandırma panjuru. Hava klapesi. Hava deliği. Havalandırma pancuru. Çatı penceresi. Panjurlu pencere.
Persiennes : Jaluzi. Stor.
Cause : Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Hedef. Yol açmak. Meydan vermek. İlke. Neden. -e neden olmak. Doğurmak. Sebep olmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul.
Window shade : Jaluzi. Gölgelik. Stor. Güneşlik. Pencere gölgeliği.
Louvre : Louvre müzesi. Hava klapesi. Havalandırma kapağı. Çatı penceresi. 1793'ten beri paris'te (fransa) bulunan dünyadaki en büyük müzelerden biri ve paris'in başlıca turist çekim merkezi olan sanat müzesi. Panjurlu pencere. Hava deliği. Eskiden bir kraliyet sarayı. Havalandırma pancuru.
Jalousies : Jaluziler. Jaluzi.
Supernatural being : Doğaüstü yaratık.
Occulter synonyms : causal agency, causal agent, spiritual being, occulters, louvers, jalousie, hold in, hold back, theurgy, louver, conceal, window blind, shutter, supernatural, venetian blinds, destiny, shutters, venetian blind.
Occulter zıt anlamlı kelimeler, Occulter kelime anlamı
Nonresident : Yerleşik olmayan. Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). İkamet etmeyen. Bölgeye ait olmayan. Ülke sakini olmayan kişi. Geçici olarak oturan. Ülke sakini olmayan.
Civilian : Başı bozuk. Sivil. Mülki.

Bu kısımda Occulter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Occulter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Occulter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Occulter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.