Fate türkçesi Fate nedir

Fate ile ilgili cümleler

English: I put my fate in your beautiful hands.
Turkish: Kaderimi senin güzel ellerine bırakıyorum.

English: He has my fate in his hands.
Turkish: Kaderim onun ellerinde.

English: A terrible fate awaited him.
Turkish: Onu kötü bir kader bekliyordu.

English: I believe in fate, but I also know that fate can be changed.
Turkish: Kadere inanıyorum ama kaderin değişebileceğini de biliyorum.

English: Books have a fate of their own.
Turkish: Kitapların kendilerine ait bir kaderi var.

Fate ingilizcede ne demek, Fate nerede nasıl kullanılır?

Fate decreed otherwise : Olaylar beklendiğinden farklı bir hale döndü. Kader aksini emretti. Hiçbirşey planlandığı gibi gitmedi.

Fate has decided : Felek kararını verdi. Talih veya kısmet kararını verdi. Alınyazısı belirlendi. Kader ağlarını ördü.

As sure as fate : Çok emin. Kesin. Şüphe götürmez.

Big with fate : Allah'a kalmış. İşi kadere kalmış.

Cruel fate : Zalim felek. Kahpe felek. Acı veya başarısızlık içeren kader. Kambur felek.

Weep on sad fate : Alın yazısına ağlamak. Kötü kadere ağlamak.

Tempt fate : Kendisini tehlikeye atmak. Riske girmek. Risk almak. Ölüme meydan okumak.

 

Quirk of fate : Kaderin cilvesi.

Yield to fate : Kadere teslim olmak. Kendini alınyazısına bırakmak.

Manifestation of fate : Kaderin cilvesi.

İngilizce Fate Türkçe anlamı, Fate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Predestination : Allah'ın takdiri. Alınyazısı. Alınyazısına inanma. Takdir. Allah tarafından kulun cennete veya cehenneme gideceğini doğmadan önce tayin etmesi. Allahın kişinin hayatıyla ilgili her şeyi önceden tayin etmesi. Takdiri ilahi.

Day of reckoning : Hesaplaşma günü. Hesap günü. Kıyamet günü.

Passion flower : Çarkıfelek çiçeği.

Fluke : Dil balığı. Bal. Yaprak solucanlar sınıfına bağlı emici yassı kurtların genel adı. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği, akciğer kelebeği. Şans. Yassı balık. Balina kuyruğu. Kelebek. Beklenmedik talih. Talih eseri bir raslantı.

Fatal : Tehlikeli. Ölümle biten. Onulmaz. Kaderde olan. Vahim. Kötü. Mukadder. Ölümcül.

Natural event : Meydana gelen olgu. Doğa olayı. Gerçekleşen olay. Doğal olay.

Banes : Dert. Zehir. Yıkım. Zarar. Ziyan. Kötülük. Afet.

Departure : Ayrılma. Ayrılış. Yenilik. Feragat. Bir parçanın yavaşlık veya çabukluk derecesi. Değişiklik. Sapma. İnhiraf. Başlangıç. Yola çıkma.

 

Denouement : Netice. Sonuç. Çözüm.

Oncoming : Yaklaşmakta olan. Yetişmekte olan. İlerleyen. Yaklaşma. Yaklaşan. Gelen.

Fate synonyms : kismat, causal agency, causal agent, pinwheel, occurrent, end of the world, curtain, demise, deadliest, auspiciousness, kismet, flukes, breakup, bereavement, foreordaining, aftertime, outcome, destinies, maypops, consequence, endings, time of death, destiny, foreordains, aftermath, outlook, crucial, cataclysmal, all in all, bane, lotting, ending, written in the stars.

Fate zıt anlamlı kelimeler, Fate kelime anlamı

Misfortune : Şanssızlık. Kaza. Kör talih. Bela. Felaket. Bedbahtlık. Şansızlık. Terslik. Aksilik. Kara talih.

Good luck : Bol şanslar!. Kadem. Bol şans. Baht. Hayırlı ola!. Talih kuşu. Şans. Akyazı. Uğur. İyi şans.

Good fortune : Talih. Bahtiyarlık. İyi talih. Ongunluk. Baht. Şans.

Fate antonyms : success, bad luck.

Fate ingilizce tanımı, definition of Fate

Fate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fixed decree by which the order of things is prescribed. The immutable law of the universe. Inevitable necessity. The force by which all existence is determined and conditioned.