Flocculate türkçesi Flocculate nedir

Flocculate ingilizcede ne demek, Flocculate nerede nasıl kullanılır?

Flocculating : Gevşek tüylü yığınlar oluşturmak.

Flocculating agent : Pıhtılaştırıcı. Yumaklaştırıcı kimyasal.

Flocculation : Gevşek tüylü yığınlar oluşturma işlemi. Flokülasyon. Yumaklaşma. Pıhtılaşma. Yumaksı çökelme. Yumaklanma. Suda çözünebilen çok yüksek molekül ağırlıklı organik polimerler kullanılarak taneciklerin bir araya getirilmesi işlemi. Çökeltme. Bir çözeltide erimiş halinde bulunan kolloidal maddelerin bir araya toplanıp kitle oluşturması, flokülasyon.

Flocculant : Pamuklaştırıcı. Topaklaştırıcı. Bulandıran. Topaklayıcı. Pıhtılaştırıcı. Çökeltici. Yumuşatıcı (kil). Yumaklaştırıcı.

Floccule : Küçük topak. Yumak. Topak. Yün perçemi. Saç püskülü.

Floccus : Flokkus. Flokus. Demet. Saç tutamı. Tüy yumağı. Yumak.

Floccules : Topak. Yumak. Saç püskülü. Yün perçemi. Küçük topak.

Flocculus : Beyin yarım küresi. Püskülcük. Flokülus. Flokkulus. Yumakçık. Yün perçemi. Saç püskülü. Kalsiyum tayfının k-çizgisinde çekilmiş güneş resimlerinde görülen benekler. Yün öbeği. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Flocculence : Topaklanma. Yünlülük. Flokülans. Gevşek tüylü püskülleri olma durumu. Yumaklanma. Tüylülük.

Flocculent : Top top. Topaksı. Topaklanmış. Flokülent. Yün gibi. Tiftikli. Yünlü. Tiftik tiftik.

İngilizce Flocculate Türkçe anlamı, Flocculate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flocculate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clogs : Sıkıntı vermek. Tıkamak. Dolmak. Kösteklemek. Doldurmak. Tıkanmak. Takunyalar. Engellemek.

Modify : Değiştirme. Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Hafifletmek. Biraz değiştirmek. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerinde değişiklik yapmak. Nitelemek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Değişmek.

Curdless : Sütü kesmek. Peynirleşmek. Süt kesmek. Donmak. Süt kesilmek. Kaymak tutmak. Kesilmek. (süt) kesilmek.

Clot : Şaban. Sersem. Yumak. Kesilmek. Pıhtı. Top top olmak. Yapışmak. Gerzek. Ahmak.

Alter : Kısırlaştırmak. Başka türlü olmak. Başkalaşmak. Hadım etmek (hayvan). Değişiklik geçirmek. Başkalaştırmak. Değişiklik yapmak. Değişmek. Evirmek. Değiştirmek.

Thromboses : Pıhtı oluşturmak. Tromboz.

Thrombose : Pıhtı oluşturmak. Tromboz.

Congeal : Buz kesilmek. Dondurmak (bir katıyı). Dondurmak. Donmak. Katılaşmak. Bir katıyı dondurmak. Katılaştırmak. Bir sıvıyı dondurmak.

Become round : Yuvarlaklaşmak. Yumrulmak.

Curdles : Süt kesilmek. Süt kesmek. Donmak. Kaymak tutmak. Kesilmek. Sütü kesmek. Peynirleşmek. (süt) kesilmek.

Flocculate synonyms : clog, clogged, congealed, clogging, congealing, coagulates, curdled, clots, change, curdle, coagulate, congeals.

 

Flocculate zıt anlamlı kelimeler, Flocculate kelime anlamı

Stay : ...olarak kalmak. Erteleme. Kalma. Kalış. Ertelemek. Kalmak. Sürdürüp tamamlamak. Önlemek. Durdurmak. Bastırmak (açlığı).

Flocculate ingilizce tanımı, definition of Flocculate

Flocculate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To convert into floccules or flocculent aggregates. As, the flocculating of a soil improves its mechanical condition. To aggregate into small lumps. Furnished with tufts of curly hairs, as some insects. To make granular or crumbly.