Floccules türkçesi Floccules nedir

  • Yün perçemi.
  • Yumak.
  • Topak.
  • Küçük topak.
  • Saç püskülü.

Floccules ingilizcede ne demek, Floccules nerede nasıl kullanılır?

Floccule : Yumak. Yün perçemi. Saç püskülü. Küçük topak. Topak.

Flocculence : Flokülans. Topaklanma. Yünlülük. Yumaklanma. Gevşek tüylü püskülleri olma durumu. Tüylülük.

Flocculent : Topaksı. Tiftik tiftik. Yünlü. Top top. Flokülent. Topaklanmış. Tiftikli. Yün gibi.

Flocculant : Pıhtılaştırıcı. Yumuşatıcı (kil). Yumaklaştırıcı. Çökeltici. Topaklayıcı. Bulandıran. Topaklaştırıcı. Pamuklaştırıcı.

Flocculate : Yumaklaştırmak. Pıhtılaştırmak. Pıhtılaşmak. Topaklanmak. Gevşek tüylü yığınlar oluşturmak.

Flocculus : Yün perçemi. Yumakçık. Beyin yarım küresi. Flokkulus. Flokülus. Yün öbeği. Püskülcük. Saç püskülü. Kalsiyum tayfının k-çizgisinde çekilmiş güneş resimlerinde görülen benekler. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Flocci : Saç tutamı. Tüy yumağı. Flokus. Demet.

Flocculating agent : Pıhtılaştırıcı. Yumaklaştırıcı kimyasal.

Floccus : Saç tutamı. Tüy yumağı. Flokus. Yumak. Demet. Flokkus.

Floccillation : Floksilasyon. Hasta bir insan tarafından çarşaf ve battaniyelerin hezeyan içerisinde karıştırılması veya toplanması (akut bir hastalığın semptomu).

 

İngilizce Floccules Türkçe anlamı, Floccules eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Floccules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ball of string : İplik topu. İp sicimi. Top haline getirilmiş iplik.

Soft : Ilıman. Sıvı. Mankafa. Budala. Kafasız. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aptal. Yıkamaya elverişli. Müşfik. Fazla hoşgörülü.

Ball : Devinimli iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak için kullanılan küçük top. Yuvar. Balo. Misket. Top. Küre. Sepettopu oyununda, oyuncuların sayı yapmak için kullandıkları küre biçimindeki oyun aracı. deri, sentetik bir nesne ya da lastik bir kılıf ile kaplı ve içi hava dolu bir lastik balon olup, çevresi en az 75 santim, ağırlığı ise en az 600, en çok 650 gramdır. 1.80 metre yükseklikten tahta bir alana bırakıldığı zaman en az 1.20, en çok 1.40 metre yüksekliğe zıplayacak biçimde basınçlı hava ile şişirilmiştir. Yuvarcık. Yumak yapmak.

Woolly : Süveter. Yünlü giysi. Kıvırcık. Net olmayan. Yün iç çamaşırı. Tüylü (botanik terimi). Yün gibi. Yün fanila. Kıvır kıvır. Yünsü, sık kıvrık, birbirine sarılmış gibi tüylerle kaplı.

Clews : Yün yumağı. Hamak ipi (gemi). Anahtar. Şipka (gemi). İşaret. İskota yakası. Hamak ipi gemi. İpucu.

Dollop : Yığın. Parça. Bir parça veya top (dondurma). Bir parça. İlaç. Azıcık.

Pellet : Tanecik. Top. Topakla vurmak. Saçma tanesi. Misket. Ufak kurşun. Ufak top. Pelet.

Chunk : Kalın bir parça. Tıknaz ve güçlü adam. Kocaman parça. İri parça. Bodur ama güçlü hayvan. Tıknaz. Büyük miktar. Yığın. Kısa boylu adam.

 

Dollops : Azıcık. Yığın. Bir parça veya top (dondurma). İlaç. Parça. Bir parça.

Clue : Tüyo. İşaret. İz. İpucu. Hamak ipi. Şipka. Karine. Bilgi vermek.

Floccules synonyms : floc, clueing, cake, clot, cop, floccus, glomus, flocculus, floccule, copped, clues, wooly, bolus, cob, chunks, material, clew, cluing, stuff, cobs.

Floccules zıt anlamlı kelimeler, Floccules kelime anlamı

Hard : Sıkı. Katı. Nasırlı. Ekşi. Ağır. Sağlam. Zor. Sert. Çetin. Güç.