Flocci türkçesi Flocci nedir

  • Flokus.
  • Saç tutamı.
  • Tüy yumağı.
  • Demet.

Flocci ingilizcede ne demek, Flocci nerede nasıl kullanılır?

Floccillation : Floksilasyon. Hasta bir insan tarafından çarşaf ve battaniyelerin hezeyan içerisinde karıştırılması veya toplanması (akut bir hastalığın semptomu).

Floccinaucinihilipilification : İşe yaramaz deyip kestirip atma alışkanlığı. Birşeyin değersiz olduğuna veya hiç bir şeye yaramadığına hüküm verme hareketi veya tahmin etme alışkanlığı. Bir şeyi değersiz görme durumu veya alışkanlığı. Bir şeyi değersiz bulma durumu veya alışkanlığı. Değersizleştirme. Bir şeyi değersiz bulma.

Floccose : Yün gibi. Tüylü. Küçük perçem veya püskülleri olan (botanik terimi). Yünlü. Kıllı. Top top.

Flocculant : Yumuşatıcı (kil). Topaklaştırıcı. Topaklayıcı. Pıhtılaştırıcı. Yumaklaştırıcı. Pamuklaştırıcı. Bulandıran. Çökeltici.

Flocculate : Gevşek tüylü yığınlar oluşturmak. Topaklanmak. Yumaklaştırmak. Pıhtılaştırmak. Pıhtılaşmak.

Floccules : Saç püskülü. Topak. Yün perçemi. Küçük topak. Yumak.

Flocculence : Yünlülük. Yumaklanma. Tüylülük. Topaklanma. Gevşek tüylü püskülleri olma durumu. Flokülans.

Floccus : Flokus. Demet. Flokkus. Tüy yumağı. Saç tutamı. Yumak.

Flock : Üşüşmek. Yün kırpıntısı. Sürü. Sürü halinde hareket etmek. Sürü halinde toplanmak. Yün tozu. Yün yumağı. Kalabalıklaşmak. Cemaat. Sürümek.

 

Flocculating agent : Pıhtılaştırıcı. Yumaklaştırıcı kimyasal.

İngilizce Flocci Türkçe anlamı, Flocci eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flocci ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collation : Fişlerde, kitabın cilt, sayfa, yaprak, sütun, resim, harita, boy gibi öğeleriyle ilgili olarak verilen yazılı bilgi. Harmanlama. Aperatif. Mirasta iade. Hafif yemek. Karşılaştırma. İstihbarat tasnifi. Fiziksel yapı kaydı. Tanımlama.

Stuff : Madde. Tıkmak. Kağıt hamuru. Doldurmak. Tıkıştırmak. Tıka basa doldurmak. Hammadde. Uyuşturucu. Saçma. Saçmalık.

Bunch : Grup. Bağlam. Dermek. Demet yapmak. Hevenk. Deste yapmak. Bir araya toplamak. Toplamak. Çete. Salkım.

Bundle : Çıkın. Sokuşturmak. Çok para. Bir yığın. Bağ. Sepetlemek. Bohçalamak. Palas pandıras yollamak. Tomar. Paldır küldür gitmek.

Go : Olmak. Devrolunmak. Hareket etmek. Götürmek. Erişmek. Başlamak. Girişim. Haline gelmek. Bahse girmek. Yok olmak.

Floccule : Saç püskülü. Yumak. Küçük topak. Yün perçemi. Topak.

Faggots : Sevimsiz kimse. Homoseksüel. Çalı-çırpı demeti. İbne (argo sözcük). Homoseksüel erkek. İnce odun demeti. Demir çubuk demeti. Çıra demeti. İbne.

Collations : İstihbarat tasnifi. Tanımlama. Karşılaştırma. Hafif yemek. Harmanlama. Derleme. Mirasta iade. Aperatif.

Bunches : Deste. Grup. İki örgü (saç). Takım. Hevenk. Çete. Salkım.

Flocci synonyms : locomote, burdle, corymb, move, hairball, beam, corymbs, faggot, strands, bouquet, strand, hairballs, tuft of hair, floccus, material, bundles, travel, bouquets, clusters, cluster.

Flocci zıt anlamlı kelimeler, Flocci kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Hard : Sert. Anlaşılmaz. Nasırlı. Katı. Ekşi. Güç. Kireçli. Zor. Zahmetli. Sıkı.