Oculist türkçesi Oculist nedir

Oculist ingilizcede ne demek, Oculist nerede nasıl kullanılır?

Oculists : Göz hekimi. Göz hastalıkları uzmanı. Göz doktoru. Gözcü.

Angulus oculi medialis : İç yan göz açısı. Üst ve alt göz kapaklarının mediyalde birleşmesiyle oluşan açı, angulus okuli mediyalis.

Arteria angularis oculi : Arterya angularis okuli. Koyunda ve keçide bulunmayan, domuzda a. buccalis'ten çıkan, etçillerde, sığırda ve atgillerde a. facialis'in son kolu olarak orta göz açısına giden damar.

Bulbus oculi : Sklera, koroit ve retinadan oluşan küre biçimindeki yapı, bulbus okuli. Bulbus okülü. Göz küresi. Gözyuvarı.

Oculi : Göz. Kubbenin tepesindeki yuvarlak açıklık (mimarlık).

Loculicid : Yarılır gözlü.

Ocular larva migrans : Son konakları hayvanlar olan helmint larvalarının insan vücuduna penetrasyonu. çeşitli vücut dokularında göç eden asla erişkin hale gelmeyen nematod larvalarının neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle deri, gözler ve iç organlar enfeksiyon bölgesidir. ancylostoma brasiliensis deri-larva göçüne, toxocara cinsindeki türler ise iç organ larva göçüne neden olur. Larva göçü.

Loculidical : Lokulüsit. Karpelleri orta damar boyunca açılan kuru meyve.

Ocular extirpation : Ekstirpasyo bulbi. Hastalıklı gözün operasyonla çıkarılması, ekstirpasyo bulbi. Göz ekstirpasyonu.

 

Ocular : Göz merceği. Gözle ilgili. Gözle ilgili olan. ışık mikroskobunda objektif merceklerden gelen görüntüyü büyüten ve gözle bakılan mercek. Kesin. Göz (ile ilgili). Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Göze ait. Gözle görebilme. ışık mikroskoplarında gözle bakılan mercek. Bir gözleme aygıtının, kullananın gözüne yakın merceği. Oküler.

İngilizce Oculist Türkçe anlamı, Oculist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oculist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Observers : İzleyici. Gözetmen. Gözlemci. Gözlemciler. İtaat eden kimse.

Overmen : Amir. Üstinsan. Ustabaşı. Ekip şefi.

Eyer : Başkasını süzen. Bakan kimse. Başkasına bakan. Gözetleyen veya gözlerini dikip bakan kimse. Gözetleyici.

Look out : Dışarı bakmak. Dikkat. Bakmak. Şuraya bak. Gözetmek. Seçmek. Dikkat etmek. -den dışarı bakmak. Sakınmak.

Jigger : Dalga. Kontra mizana. Golf sopası. Jigger. İsteka desteği. Çiğ dansçısı. Palanga. Küçük yelkenli. Yelkenli gemi.

Optometrists : Görme bozukluklarını teşhis etme düzeltici lens veya başka tedavi şekilleri yazma yetkisi olan kimse. Optometri uzmanı. Gözlük uzmanı. Görme bozukluğunu ölçen gözlükçü. Optometrist.

Jiggers : Golf sopası. Çiğ dansçısı. İçki ölçeği. Dalga. Alet. İsteka desteği. Cig dansçısı. Yelkenli gemi. Jigger.

Oculist synonyms : specialiser, ophthalmic optician, eye doctor, oculists, invigilator, eyers, eye specialist, lookouts, specializer, ophthalmologists, optometrist, invigilators, specialist, overman, lookout, observer, monitor, ophthalmologist, medical specialist.

 

Oculist zıt anlamlı kelimeler, Oculist kelime anlamı

Generalist : Genel kültürü kapsamlı kişi. Genel kültürü kapsamlı kimse. Kültürlü kimse. Kültürlü kişi. Her konuda anlatacak birşeyleri olan bilgili kimse.

Oculist ingilizce tanımı, definition of Oculist

Oculist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One skilled in treating diseases of the eye.