Odontogeny türkçesi Odontogeny nedir

  • Dişlerin oluşumu.
  • Odontojeni.
  • Dişlerin kökeni ve gelişmesi.
  • Odontogeni.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Odontogeny ingilizcede ne demek, Odontogeny nerede nasıl kullanılır?

Odontogenic : Dişlerin oluşumu ile ilgili. Dişi oluşturan. dişi oluşturan dokulardan oluşan veya köken alan. Odontojenik.

Amyloid producing odontogenic tumour : Amiloid içeren odontojenik tümör. Dişi oluşturan epitelden köken alan, ender olarak köpek ve kedilerde görülen, tümöral epitel hücreleri arasında değişen miktarlarda amiloid matriks içeren bir tümör, kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör.

Calcified epithelial odontogenic tumour : Kalsifiye epiteliyal odontojenik tümör. Amiloid içeren odontojenik tümör.

Odontograph : Dişölçer. Diş mastarı. Zincir dişlisini ve dişli dişlerini çizmek için kullanılan alet. Mineölçer. Odontograf.

Odontography : Zincir dişlisini ve dişli dişlerini çizme (odontograf ile). Odontografi.

Odontoblastus : Dişlerin gelişiminde iç mina epiteline yakın olan diş pulpasının mezenkim hücrelerinden oluşan hücre. Odontoblast.

Odontoclasis : Diş kırığı. Yaralanma ve dişlerin çürümesi gibi nedenlerle dişin bütünlüğünün bozulması.

Odontoid : Diş şeklinde. Diş gibi. Odontoyid. Dişimsi.

Odontoamelo blastoma : Odontoameloblastom. Ameloblastik epitel ve ayrı bölgeler halinde kompleks ve bileşik odontom içeren tümör.

 

Odontoblastic : Tam gelişmemiş diş işe ilgili. Gelişen diş ile ilgili.

İngilizce Odontogeny Türkçe anlamı, Odontogeny eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Odontogeny ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intussusception : Emilim. İntususepsiyon. Bağırsakların iç içe geçmesi. Yeni maddeyi eskiler arasına yerleştirme (botanik terimi). Yabancı maddeyi içine alma (fizyoloji). Bağırsağın bir kısmının askısıyla birlikte kendinden sonraki, bağırsak halkasının içerisine girmesi, bağırsak invaginasyonu, invaginasyo intestini. etkilenen bölge sucuk benzeri görünümde, salyangoz kabuğu gibi kıvrımlı, ödemli ve nekrozludur. özellikle köpek ve atlarda, en çok boş bağırsakta kasılma halindeki kesimin gevşemiş veya gazla şişkin olan bağırsak kesimine teleskop gibi girmesiyle oluşur. Besinin dokuya karışması. İçine çekme. Emilme. Sığsama.

Masculinization : Erilleme. Maskülinizasyon. Dişide bızırın aşırı büyümesi, vücudun kıllanması, sesin kalınlaşması gibi erkeklikle ilgili cinsiyet karakterlerinin gelişmesi veya uyarılması, maskulinizasyon, virilizm, virilizasyon. bu durum gynandrism olarak da adlandırılır. birincil veya ikincil cinsiyet karakterlerinin erkeklerde normal gelişimi. Erkekleşme. Maskulinizasyon.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Ontogenesis : Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının, döllenmeyi takiben türe özgü yapı ve biçim alıncaya kadarki gelişme ve büyümesi olayı. Örgenliklerin tarih içinde birer birey olarak belirmesi süreci. Bireyoluş. Ontogenez. Ontogeni. Ontojenez. Bireyin geüşmesi ve büyümesi olayı. ontogenez. Bir organizmanın ömür süresi (biyoloji terimi).

 

Myelinization : Sinir hücreleri aksiyomlarını kaplayan yağlı madde oluşumu. Miyelinasyon. Miyelinizasyon. Miyelinleşme. Miyelin kılıfı üretimi. (anatomi) miyelinleşme.

Cenogenesis : Senojenetik. Senojenez. Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi).

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

Germination : Çimlenme (tohum). Çimlenme. Çimlendirme. Filiz verme. Çimlendirme (tohumu). Filizlenme.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Neurogenesis : Nörogenez. Nörojenez. Gelişme sırasında sinir sisteminin oluşması. Hücre doğumu. Sinir dokusu oluşumu.

Odontogeny synonyms : virilisation, cainogenesis, kainogenesis, organic process, psychosexual development, infructescence, cytogeny, biological process, myelinisation, psychomotor development, amelogenesis, angiogenesis, proliferation, abramis zone, maturation, suppression, flowering, cytogenesis, odontiasis, teething, recapitulation, foliation, dentition, sprouting, growth, teratogenesis, fructification, cultivation, leafing, apposition, growing, gastrulation, anthesis.

Odontogeny zıt anlamlı kelimeler, Odontogeny kelime anlamı

Cenogenesis : Senojenez. Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi). Senojenetik.

Palingenesis : Palinjeni. Palinjenezi. Paleojenez. Yeniden doğma.

Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.

Odontogeny ingilizce tanımı, definition of Odontogeny

Odontogeny kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Generetion, or mode of development, of the teeth.