Off and on türkçesi Off and on nedir

Off and on ile ilgili cümleler

English: I watch TV off and on.
Turkish: Ara sıra televizyon izlerim.

English: He attends meetings off and on.
Turkish: O, ara sıra toplantılara katılır.

English: It was raining off and on all day yesterday.
Turkish: Dün bütün gün düzensiz yağmur yağdı.

English: It has been raining off and on.
Turkish: Ara sıra yağmur yağıyor.

English: It has been snowing off and on since last night.
Turkish: Dün geceden beri ara sıra kar yağıyor.

Off and on ingilizcede ne demek, Off and on nerede nasıl kullanılır?

Off : Başlangıç. Öldürmek. Azalmak. Soğutmak. Kapalı. Dışında. Çıkarmak. Baş. İndirmek.

And : Da... da... ya da de... de. Daha sonra. Bir de. -bundan dolayı. İle. Ve. Ayrıca. Ma. Üstelik. Da.

On : Çakırkeyif. Hazır. Giyilmiş. E doğru. De. Üzerinde. Yönünde. Makbul. Esnasında.

Wipe off and on : Silinmeli kararma - açılma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Silinmeli bir kararmanın silinmeli bir açılmayla izlenmesi.

Vertical take off and landing : Dikey kalkış ve iniş. Bir uçağın dikey olarak kalkması.

One hour and one minute : Bir saat ve bir dakika.

Philogenesis and ontogenesis : Örgenliklerin tarih içinde birbirleriyle kesinlikle bağlantılı biçimde birer soy ve birey olarak belirmeleri süreçleri, bk. soy oluş, bireyoluş. Soy oluş ve birey oluş.

 

One and only : Biricik. Bütün. Bir tek. Tek.

If and only : Ancak ve ancak.

Thousand and one excuses : Bir sürü özür. Bir sürü bahane. Kötü davranışını açıklamaya çalışmanın çeşitli yolları. Binlerce özür. Binbir bahane. Binbir özür.

İngilizce Off and on Türkçe anlamı, Off and on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Off and on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occas : Arada bir.

Discontinuously : Kesintili bir şekilde. Ara vererek. Aralıklarla. Sürekli olmayarak. Sürekli olmadan. Ayrı olarak. Aralıklı olarak.

Intermittent : İntermitan. Düzensiz aralıklı. Süreksiz. Kesikli. Kesik kesik. Aralıklı. Gidip gelen. Durup yine işleyen.

Spasmodical : Aralıklı. Kasılmaya ait. Kasılma ile ilgili. Düzensiz. İstikrarsız. Değişken. Spazm ile ilgili.

At times : Arasıra. Arada bir. Bazı bazı.

Fitfully : Aralıklı olarak. Kesik kesik. Gelişigüzel. Tek tük. Düzensiz bir şekilde. Düzensiz surette.

Interrupted : Kesilmiş. Kesik. Yarıda kesilmiş. Kesintiye uğramış. Aksak. Kesilen. Sözü kesilen. Tamamlanmamış.

Every once in a while : Nadiren. Arada bir.

Sometimes : Arada. Kimi zaman. Keyde. Kimi kez. Ara ara. Bazı zamanlar.

By snatches : Düzensiz aralıklarla. Kesik kesik.

Off and on synonyms : occasionally, discontinuous, at intervals, noncontinuous, every now and then, in places, fitful, between whiles, every so often, every now and again, on occasion, on and off, here and there, ever and anon, from time to time, now and again, now and then, occasional, betweenwhiles, betweentimes, at regular intervals.