Ogled türkçesi Ogled nedir

  • Arzu dolu bakış.
  • İştahla bakma.
  • İştahla bakmak.
  • Aşıkane bakmak.
  • Kesmek.
  • Arzuyla bakmak.
  • Kesik atmak.
  • Göz süzmek.
  • Arzu dolu bakmak.
  • Göz süzerek bakmak.

Ogled ile ilgili cümleler

English: I googled "Boston" to see what I could find out before I went there.
Turkish: Oraya gitmeden önce ne bulabileceğimi görmek için Google'da "Boston"'a baktım.

English: Have you googled Tom?
Turkish: Tom'u Google'da aradın mı?

Ogled ingilizcede ne demek, Ogled nerede nasıl kullanılır?

Ogle : Göz süzmek. Göz süzerek bakmak. Aşıkane bakmak. İştahla bakmak. Arzu dolu bakmak. Kesmek. Kesik atmak. Arzuyla bakmak. Arzu dolu bakış. İştahla bakma.

Ogler : Arzuyla veya iştahla bakan. Aşıkane bakan kimse.

Oglers : Aşıkane bakan kimse. Arzuyla veya iştahla bakan.

Ogles : Arzu dolu bakmak. Arzuyla bakmak. Kesik atmak. İştahla bakmak. Göz süzmek. Arzu dolu bakış. Aşıkane bakmak. İştahla bakma. Kesmek. Göz süzerek bakmak.

Bogle : Cin. Hayalet. Şeytan. Tanımlanamayan hava aracı (askeri argo).

Dogleg : Sivri şey. Keskin açı.

Doglegs : Keskin açı. Sivri şey.

Fogle : Soyadı.

Doglegged : Sivri. Açılı. Köşeli. Keskin biçimli. Keskin açılı. Bükük.

Desmogleine : Yan yana gelen hücre zarları arasında oluşan dezmozom bölgesinde zarları kaleden bağlayıcı protein dezmokollin ile birlikte bulunan e-kaderin grubu adezyon moleküllerine giren bir protein. Dezmoglein.

 

İngilizce Ogled Türkçe anlamı, Ogled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ogled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barge : Yüzen ev. Dalmak. İçeriye paldır küldür girmek. Salapurya. Toslamak. Saltanat kayığı. Çarpmak. Mavna ile taşımak. Gemilere ve yakın kıyılara yük taşıyan güvertesiz büyük tekne. büyük, üç köşe yelkenli yük gemisi.

Abridge : Özetlemek. Azaltmak. Kısmak. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Kısaltmak.

Abridging : Azaltmak. Mahrum etmek. Kısmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Özetlemek. Kısaltmak. Tenkis etmek.

Blow the whistle on : Ele vermek. İlan etmek. İtiraz etmek. Islıklamak. İhbar etmek. Durdurmak. Herkese duyurmak. Sona erdirmek.

Abandons : Terketmek. Viran hale getirmek. El etek çekmek. Vazgeçmek. Terk etmek. Boşlamak. Yüzüstü bırakmak. Yarıda kesmek. Bırakmak.

Amputates : Organını almak. Budamak. Kesmek (bir uzvu). (organ veya ağaç) kesmek. Kesmek (ağaç, organ). Kesmek (ağaç veya organ vb).

Arrest : Bloke etmek. Yakalamak. Tutuklamak. Varış. Önlemek. Bitirmek. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Geliş. Arrest. Gelen kimse.

Glad eye : Pas vermek. Kuyruk sallamak. Yazılmak. Bakış atmak. Göz etme. Kesişmek. Zarflamak. Kuyruğunu sallamak.

Assuage : Azaltmak. Hafifletmek. Yatıştırmak. Dindirmek. Bastırmak. Tatmin etmek.

Ogled synonyms : ogle, ogling, ogles, barged, look, abandon, block, amputating, assuages, belt up, amputate, abridges.

Ogled zıt anlamlı kelimeler, Ogled kelime anlamı

Unoiled : Yağ sürülmemiş. Yağlanmamış. Yağsız. Yağla kaplanmamış.