Old hand türkçesi Old hand nedir

Old hand ile ilgili cümleler

English: Make a circle and hold hands.
Turkish: Bir çember oluşturun ve el ele tutuşun.

English: Couples don't usually hold hands in public here.
Turkish: Çiftler burada halk içinde genellikle el ele tutuşmazlar.

English: Let's hold hands.
Turkish: Sadece el ele tutuşalım.

Old hand ingilizcede ne demek, Old hand nerede nasıl kullanılır?

Old : Pişkin. Eskimiş. İhtiyarlamak. Deneyimli. Kart. Yaşlı. İhtiyar. ...yaşında. Köhne. Eski zamanlar.

Hand : Hand. El vermek. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi. İnsan kolunun bilekten parmak uçlarına dek uzanan, tutmaya yarayan bölümü. Uzatmak. Yardım etmek. (elden ele) vermek. Vermek. Ehil. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi.

Be an old hand at : Bir konuda bayağı tecrübeli olmak.

Be an old hand at something : (bir işin) kurdu olmak.

Old age : Kocalık. Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu. Yaşlılık. İhtiyarlık. Yaşlılık dönemi.

 

Old age insuarence : Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü. Yaşlılık sigortası.

Old age annuity : Emekli maaşı.

İngilizce Old hand Türkçe anlamı, Old hand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Old hand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caterpillar : Kelebeklerin kurt şeklinde olan larvalarına verilen ad. Kelebek kurtçuklarının özel adı. İş makinesi. Bir pervane yada kelebeğin kurtçuk benzeri larvası. Katerpiller. Tırtıl. Palet. Traktör zinciri.

Expert : Erbap. Mütehassıs. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uzman. Kompetan. İhtisas. Ehlihibre. Mahir. Bilirkişi.

Borer : Delik açma aleti. Sondaj makinesi. Matkap. Sondör. Lağım mili. Delgi. Delici. Sondaj ustası. Burgu.

Stagers : Kaçın kurası. Eski toprak. Gedikli. Kaşar.

Gapeworm : Birçok evcil ve yabani kanatlının trakesine yerleşerek bunlarda solunum güçlüğü belirtileri oluşturan, erkek ve dişileri sürekli çiftleşme halinde olan nematod türü. Kuşların ağızlarının açık kalmasına neden olan kuş paraziti (ağızın sık sık açılması). Çatalkurt. Syngamus trachea. Bir tür kuş paraziti. Kuşlarda bulunan zararlı bir parazit. Dişisiyle erkeği yaşam boyunca çiftleşir durumda bulunan ve en başta tavuk olmak üzere birçok kanatlı hayvan türünün soluk borusunda asalaklanan, dört santimetre uzunluğunda kırmızımsı solucan. Kuş paraziti.

Handsomer : Yakışıklı. Bol. Eli yatkın. Büyük. Çok. Hoş. Cömert. Yetenekli. Levent. Etkileyici.

Artisan : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zanaatla uğraşan kişi. Esnaf. Sanatçı. Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi. Sanatkar. Bir iş kolunda bütün incelikleri kapasyan nitelikte yetkili olan kişi. Zanaatçı. Zanaatkar.

 

Adept : Mahir. Çok yetenekli kimse. Becerili. Uzman. Ehil. Hünerli. Yetenekli. Üstad. Becerikli.

Artist : Sanatkar. Sanatçı. Heykeltıraş. İşinde çok başarılı kimse. Resimci. Ressam. Yaratıcı ve olağandışı nitelikleri olan, sanat yapabilecek yetkide olan kişi.

Vets : Eski asker. Emektar. Veteriner. Muayene etmek. Baytar. Araştırmak. İncelemek. Muayene etmek (hayvan). Dikkatle incelemek.

Old hand synonyms : topnotcher, accomplished, maestros, builder, helminth, mentors, practised, old master, craftsman, cestode, well versed, old and tried, maggot, practiced, mentor, stager, connoisseurs, veterans, helminthes, past master, pundit, artists, borers, old campaigner, cestodes, bhagwan, adepts, hard boiled, clever, constructors, mite, handsomest, versed in.