Expert türkçesi Expert nedir

  • Bilirkişi.
  • Ustaca yapılmış.
  • Ehlihibre.
  • Ehlivukuf.
  • Eksper.
  • Mütehassıs.
  • Erbap.
  • Mahir.
  • Ehil.
  • Usta.
  • İhtisas.
  • Üstat.
  • Kompetan.
  • Uzman.
  • Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Expert ile ilgili cümleler

English: Ali is an expert in this field.
Turkish: Ali bu alanda bir uzman.

English: Ali is an expert on animal behavior.
Turkish: Ali hayvan davranışları konusunda bir uzmandır.

English: Ali claimed to be an expert in finance.
Turkish: Ali finans alanında bir uzman olduğunu iddia etti.

English: Ali had the painting appraised by an expert before he bought it.
Turkish: Ali onu almadan önce bir ressam tarafından tabloya bir değer biçtirdi.

English: A doctor is an expert in medicine.
Turkish: Bir doktor tıp alanında uzmandır.

Expert ingilizcede ne demek, Expert nerede nasıl kullanılır?

Expert advice : Ekspertiz.

Expert at : -de uzman.

Expert classifier : Uzman sınıflandırıcı.

Expert evidence : Bilirkişi ekspertizi. Bilirkişi tanıklığı. Bilirkişi beyanı.

Expert in : - konusunda usta. - üzerine uzman. De uzman. - konusunda son derece bilgili.

Gave an expert opinion : Bilgili görüş sundu. Bilirkişi görüşü sundu.

Expert testimony : Bilirkişi tanıklığı.

Expert rifleman : Uzman tüfek nişancısı.

Expert opinion : Uzman görüşü. Bilirkişilik görüşü. Bilirkişi görüşü. Ehlivukuf mütalaası. Bilirkişi raporu. Ekspertiz.

 

Expert inquiry : Bilirkişi soruşturması.

İngilizce Expert Türkçe anlamı, Expert eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expert ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Craftsman : Hirfet. Sanatçı. Yığın. Esnaf. Zanaatçı. Kalifiye işçi. Ehl-i hiref. Zanaatkar. Sanatkar.

Dons : Bey. Giymek. İspanyol efendisi. Giydirmek. Don. Giyinmek. Kuşanmak veya giyinmek. Öğretmen. Öğretim görevlisi.

Bhagwan : Öğretici. Guru. Hint dininde tanrı. Önder. Öğretmen.

Hand : El. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi. Yardım etmek. El vermek. Uzatmak. Hand. (elden ele) vermek. Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yakalamak.

Reckoner : Hesaplayan kimse. Sayan kimse. Hesaplayıcı.

Specializations : Uzmanlaşma. Özelleşme. Uzmanlık. Tek bir alanda çalışma (birçok alan veya iş yerine). Tek bir iş yapma (birçok alan veya iş yerine).

Fiends : Tiryaki. Çılgınca hoşlanan kimse. Canavar. Canavar ruhlu kimse. Şeytan. Kötü ruh. Zebani. Acımasız kimse. Zalim adam.

Cabalist : Kabalist. Yahudi kabala öğretisi öğrencisi veya kendini buna adamış kimse ((hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

Conversant : Deneyimli. Bilen. Tanınmış. Bilgisi olan. Aşina. Bilinen.

Amicus curiae : Müşahit taraf. İlgili olmayan müşavir. Uzman müşavir. Dava ile ilgili olmadığı halde duruşmada hazır olup ta mahkemenin dikkatini maddi veya hukuki bir meseleye celbeden kimse. Bazı konularda tavsiye etmesi için mahkeme tarafından davet edilen kişi.

 

Expert synonyms : veteran, mnemonist, specialiser, computer guru, plantsman, pteridologist, out and outer, efficiency engineer, prosthetist, figurer, all arounder, whiz, jurist, craftsmaster, subtle, referees, virtuoso, speciality, mavin, investigator, supreme authority, exegete, geographer, skillful, maestros, observer, dexterous, genius, specialization, valuator, fiend, lapidary, cognomen.

Expert zıt anlamlı kelimeler, Expert kelime anlamı

Generalist : Her konuda anlatacak birşeyleri olan bilgili kimse. Genel kültürü kapsamlı kişi. Kültürlü kişi. Genel kültürü kapsamlı kimse. Kültürlü kimse.

Unskilled : Niteliksiz. Becerisiz. Kaba. Dirayetsiz. Hünersiz. Vasıfsız. Acemi. Maharetsiz. Beceri gerektirmeyen. Beceriksiz.

Expert ingilizce tanımı, definition of Expert

Expert kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One instructed by experience. To experience. As, an expert surgeon. Expert in chess or archery. Taught by use, practice, or experience, experienced. Clever. Having facility of operation or performance from practice. Skillful. An expert or experienced person. Knowing and ready from much practice. One who has skill, experience, or extensive knowledge in his calling or in any special branch of learning.