Borer türkçesi Borer nedir

Borer ile ilgili cümleler

English: We saw laborers blasting rocks.
Turkish: Kayaları patlatan işçiler gördük.

English: The laborers are murmuring against their working conditions.
Turkish: İşçiler çalışma şartlarına karşı söyleniyorlar.

English: The laborers formed a human barricade.
Turkish: İşçiler bir insan barikatı kurdu.

Borer ingilizcede ne demek, Borer nerede nasıl kullanılır?

Corn borer : Delici mısır kurdu. Mısır biti. Mısırbiti. Mısır tanelerini kemirerek oyuk oyuk eden, uzun hortumlu, küçük, kınkanatlı böcek.

Diamond borer : Elmaslı matkap.

Jig borer : Hassas oyma tezgahı. Bağlamalı delici. Hassas matkap.

Lesser grain borer : Ekin kamburbiti. Ekinlerden başka, orman ağaçlarıyle tahta ev eşyasına da zarar veren, küçük, kınkanatlı böcek.

Marine borer : Deniz oyucusu. İskele kurdu. Taret.

Peach twig borer : Şeftaliden başka, kayısı, badem ve eriklere de hem filiz, hem meyve çağında üşüşen 5 mm. boyunda kelebek. Şeftali güvesi.

Metallic wood borers : Süslüböcekler. Kurtçukları, ya kabuk altına girerek, ya da doğrudan doğruya odun katını delerek, ağaçlarımıza büyük zarar veren ve ergin çağda gözalıcı, parlak renklerle süslü bulunan kınkanatlılar familyası.

 

Tap borer : Zıvana matkabı.

Borers : Sondaj makinesi. Burgu. Delik açma aleti. Delgi. Kurt. Sondoz. Delici. Lağım mili. Sondör. Sondaj ustası.

Poplar borer : Kavakların odun katında uzunlamasına oluklar açarak onları sarartıp kurutan kınkanatlı böcek; büyük kavak tekeböceği. Kavakoyan.

İngilizce Borer Türkçe anlamı, Borer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perforator : Zımba. Delgeç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Delme makinesi. Sıralı delici. Zımba makinesi. Delme makinası. Boş film ya da çeşitli mıknatıslı kuşakların yapımında filmin ya da kuşağın tek ya da iki yanına düzenli aralıklarla belirli boyda diş deliği açan aygıt.

Penetrators : Davetsiz misafir.

Penetrative : Etkili. Yüksek. Zeki. Yüksek (ses). İçine işleyen. İçe işleyen. Keskin (bakış). Keskin.

Bore bit : Matkap ucu. Taş delecek kalem.

Gadgety : Ivır zıvır. Hilekar. Alet. Düzenbaz.

Bradawls : Delen şey. Kalem. Delen cisim. Kaçaburuk. Küçük delikler açmak için kullanılan sivri uçlu gereç. Delici cisim.

Helminth : Bağırsak solucanı. Solucan, kurtcuk veya şerit biçiminde asalak grubu, bağırsak paraziti. Helmint. Parazit.

Drilling rig : Sondaj kulesi. Sondaj aleti. Petrol kulesi. Delme tesisatı.

Bur : (yün) pıtrağını çıkarmak. Yün pıtrağını çıkarmak. Çapak almak. Tohumun dikenli kabuğu. Pıtrağını çıkarmak. Dikenli tohum kabuğu. Kozalak.

Borer synonyms : star drill, cross bit, stone drill, straight flute, straight fluted drill, burr drill, bradawl, oilrig, driller, machine drill, gapeworm, hard boiled, drilling, gimlet, drills, electric drill, borers, brace bit, drill, helminthes, mite, corkscrew, boring tool, wimble, drillings, drill bit, penetrator, auger, wimbles, drillers, gimleting, invertebrate, cestodes.

 

Borer ingilizce tanımı, definition of Borer

Borer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument for boring. One that bores.