Penetrative türkçesi Penetrative nedir

Penetrative ingilizcede ne demek, Penetrative nerede nasıl kullanılır?

Penetrating : Zeki. İçine işleme. İçine işleyen. Keskin (bakış). Düzene sokma. Kolay işitilir. Yüksek (ses). Etkili. Anlayışlı. Giren.

Penetrating power : Ezici güç.

Penetratingly : Tesirli bir biçimde. Anlayışlı bir şekilde.

Penetration : Gizlice girme. Nüfuz etme. Nüfuz. Zeka. İyice anlama. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Feraset. Gaz ya da sıvının bir katı içine girmesi. ışınımın ve ışınetkin parçacıkların gereç ve nesnelerden geçmesi. Tesir. Keskinlik (göz).

Penetration factor : Girim etmeni. Penetrasyon katsayısı. Girim katsayısı.

Penetration of barrier : Engelden sızma. Nicem düzeneğinde, üstünden aşmaya devinim erkesi yetmese de, nicemsel bir taneciğin bir engelden öbür yana sızabilmesi olayı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Dye penetration : Boyanın içe işlemesi. Boya girinimi. Boya nüfuzu.

Penetration fracture test : Sızıcıyla kırma deneyi. Girinimli kırılma deneyi. Penetrasyonlu kırılma deneyi.

Penetration price : Giriş fiyatı. Mal farklılaştırmasının olmadığı ve istemin esnek olduğu koşullarda satış hacmini artırmak için mala uygulanan düşük fiyat.

 

Penetration pricing : Piyasayı mümkün olduğu kadar kısa sürede ve bütünüyle ele geçirme düşüncesiyle firmanın malını, rakiplerine göre çok daha düşük bir fiyat belirlemesi. krş. savunmacı fiyatlandırma. Pazara giriş amaçlı fiyatlandırma. Saldırgan fiyatlandırma.

İngilizce Penetrative Türkçe anlamı, Penetrative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penetrative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Searchings : İnceden inceye araştıran. Aranıyor. Nüfuz eden. Arama. Keskin bakış. Araştırıcı. Arayış. Arıyor.

Brainier : Kafalı. Akıllı.

Emphaticical : Önemli. Muhakkak. Vurgulu.

Bur : Yün pıtrağını çıkarmak. Tohumun dikenli kabuğu. Çapak almak. Pıtrağını çıkarmak. Dikenli tohum kabuğu. (yün) pıtrağını çıkarmak. Kozalak.

Sharp : Ani. Kaba kepek. İğneli. Sivri. Bir konunun duyarkat ya da almaç görüntülüğü üzerindeki görüntüsünün bulanıklıktan uzak, her noktasının görüntüde bir nokta oluşturacak arılıkta olması. Seçik. Kurt. Diyez işareti. Açık seçik.

Brain : Kafa yarmak. Zeki kimse. Zeka. Kafasına patlatmak. Dimağ. Akıl. Beynini dağıtarak öldürmek. Beyin. Beynini patlatmak.

Forcible : Zorlu. Zora dayanan. Zorla. Canlı. Cebri. Zorla yapılan. Güç kullanarak yapılan. Zorlayıcı. İkna edici.

Acerbic : Büzücü. Ekşi. Sert. Acı. İğneleyici (konuşma).

Acute : Güçlü. Akut. Aşırı. Şiddetli. Dar (açı). Ağır. Sivri. İlerlemiş.

Acros : Uç. Akro. Yükseklik. Akros.

Penetrative synonyms : drastic, profounds, aptest, as sharp as a needle, efficacious, effecting painfully, penetrating, profoundest, biting, perceptive, keen, loud, profound, brainiest, drilling, apter, blazing, driller, deader, acuter, high rise, haute, buoyant, dominant, profounder, energetic, aculeate, exalted, forceful, perforating, bradawl, acro, eminent.

 

Penetrative zıt anlamlı kelimeler, Penetrative kelime anlamı

Dull : Sıkıcı. Körletmek. Ruhsuz. Hafifletmek. Mat. Duygusuz. Sersemletmek. Tatsız. Kör. Duygusuzlaşmak.

Penetrative antonyms : unperceptive.

Penetrative ingilizce tanımı, definition of Penetrative

Penetrative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of a penetrating quality. Piercing. Tending to penetrate. As, the penetrative sun.