Oleaster türkçesi Oleaster nedir
- İğdenin zeytine benzeyen meyvesi.
- Kuş iğdesi.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- İğdegiller (elaeagnaceae) familyasından, 10 m kadar boylanabilen, çiçekleri er dişi ya da erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı aynı bitki üzerinde bulunan, eriksi aken tipi meyvesi olan, dikenli ya da dikensiz, çalı ya da ağaç formundaki bitki.
- Hoş kokulu küçük sarı çiçekler ve zeytine benzer meyve veren dekoratif çalı veya küçük ağaç.
- İğde.
Oleaster ingilizcede ne demek, Oleaster nerede nasıl kullanılır?
Oleaster family : İğdegiller. Yaprakları almaşlı dizilişte, basit ve stipülsüz, çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan, ovaryum alt durumlu, çalı ya da ağaç formunda genellikle dikenli olan bitkiler.
Huil de olea : Zeytingiller familyasından olea europeanın meyvelerinin normal ısıda sıkılmasıyla elde edilen sarı veya yeşilimsi sarı renkli, farmakolojide yağlı sürgüt olarak kullanılan, oleik asit ile gliserinin esterleşmesinden oluşan yağ. Zeytin yağı.
Olea : Zeytin ağaçları ve çalılarının dahil olduğu tür. Zeytin.
Oleaginous : Fazlasıyla yapmacık. Sahte dil döken. Yağcı. Yağlı. Aşırı yapmacık. Yağsı. Yaltakçı. Yağ veren. Kolpa. Yağ içeren.
Oleaginousness : Yağcılık. Kaypaklık.
Lead oleate : Kurşun oleat.
Nerium oleander : Zambak. Zıkkım ağacı. Ağıağacı. Zakkum. Ağı çalışı. Güzel kokulu çiçekleri olan zehirli tropikal çalı türü. Ağı ağacı. Ağlı ağacı.
Boolean function : Boole işlevi. Boole fonksiyonu.
Oleate : Oleat. Oleyik asitten yapılan hazır ilaç (farmakoloji). Oleyik asit tuzu (kimya).
Boolean : George boole'nin icat ettiği birleşimsel sistem ile ilgili. Boole. Boole'sal. Booleca. Boole değeri. Bu sisteme özgü. Mantıksal cebire özgü. Mantıksal. Boole cebiriyle (kuralları çeşitli önermeler sistemlerinden herhangi birine karşılık gelen işlemli matematiksel set ile) ilgili.
İngilizce Oleaster Türkçe anlamı, Oleaster eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oleaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Shrub : Bodur ağaç. Şurup. Çalı. Şarap. Çepel. Ağaççık. Alkollü meyve şurubu. Funda. Ağaçsı.
Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.
Bush : Gür saç. Burç. Fidan. Zıvana. Çalı. Burç (mühendislik terimi). Bilezik. Purinçina. Rakor. Çalılık arazi.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Oleaster synonyms : silver berry, russian olive, elaeagnus augustifolia, silver bush, elaeagnus latifolia, silverbush, elaeagnus, wild olive, elaeagnus commutata, genus elaeagnus, silverberry, a chromosome, a cells, acacia, abambulacral area, aardvarks, abductor muscle, abo blood groups system, abiotic factor, a cell.
Oleaster ingilizce tanımı, definition of Oleaster
Oleaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The wild olive tree (Olea Europea, var. sylvestris).

Bu kısımda Oleaster kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oleaster ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oleaster anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oleaster ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.