Oleaginous türkçesi Oleaginous nedir

  • Fazlasıyla yapmacık.
  • Aşırı yapmacık.
  • Yağlı.
  • Yaltakçı.
  • Sahte dil döken.
  • Yağsı.
  • Yağ veren.
  • Yağ içeren.
  • Kolpa.
  • Yağcı.

Oleaginous ingilizcede ne demek, Oleaginous nerede nasıl kullanılır?

Oleaginousness : Kaypaklık. Yağcılık.

İngilizce Oleaginous Türkçe anlamı, Oleaginous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oleaginous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fulsome : Aşırı. Bıktırıcı. Tiksindirici. Müfrit. İğrenç. Mide bulandırıcı. Dalkavukça.

Fating : Şişko. Tombul. Semirtmek. Şişmanlatmak. Besiye çekmek. Yağ. İçyağı. Şişman.

Cajolers : Dalkavuk. Baştan çıkaran. Ayartan kimse.

Greasier : Gresli. Civa gibi. Yıkanmamış. Yapışkan. Ele avuca sığmaz. (birine yapılan) yanlış veya yamuk. Kaypak. Kaygan.

Creeps : Toprak kayması. Ürperti. Yayılma. Emekleme. Sevilmeyen kimse. Ürperme. Hafif kaşıntı. Yuva. Sızıntı.

Fatter : Daha şişman. Dolgun. Bereketli. Kilolu. Şişman. Semiz. Kazançlı. Şişko. Besili.

Whoppers : Palavra. Kuyruklu yalan. Kocaman şey. Koskocoman şey.

Adipose : Adifos. Adipoz. Şişman. Yağla ilgili. Yağlı (vücut). Yağ. İç yağı. Etin yağlı tarafı.

Dauby : Yapışkan. Lekeli. Ağdalı. Yapış yapış.

Sebaceous : Sebasöz. Sebase.

Oleaginous synonyms : fattiest, lipoid, oiliest, creeper, deadheads, oil bearing, fattest, cringing, whopper, unctuous, soapy, greaser, apple polisher, oily, cajoler, coaxer, ass kisser, crawlers, adulatory, coaxers, greasers, butteries, greased, bootlicker, fatty, buttery, fawner, groveler, fattier, greasiest, unguinous, crawler, deadhead.

 

Oleaginous zıt anlamlı kelimeler, Oleaginous kelime anlamı

Sincere : Gönülden. İçten. Gerçek. Yürekten. Doğru. Sadık. Hüsnüniyet. Candan. Halis. Muhlis.

Nonfat : Zayıf. Yağsız. Yağ içermeyen. Şişman olmayan.

Oleaginous ingilizce tanımı, definition of Oleaginous

Oleaginous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unctuous. Oily. Having the nature or qualities of oil.