Creeps türkçesi Creeps nedir

Creeps ile ilgili cümleler

English: He gives me the creeps.
Turkish: O, beni ürpertir.

English: Ali creeps me out.
Turkish: Ali beni ürkütüyor.

English: Ali gives me the creeps.
Turkish: Ali içimi ürpertiyor.

English: It gives me the creeps.
Turkish: Bu, tüylerimi ürpertiyor.

English: It gave me the creeps.
Turkish: O beni ürpertti.

Creeps ingilizcede ne demek, Creeps nerede nasıl kullanılır?

Give one the creeps : Tüylerini ürpertmek. Ürperti vermek.

Gives the creeps : Tüylerini ürpertiyor. Şok ediyor. Birinin titremesine neden oluyor.

Creep away : Gizlice sıvışmak. Süzülmek. Gizlice kaçmak.

Creep curve : Sünme eğrisi. Sürünme eğrisi.

Creep feding : Serbest dolaşımlı yarı açık ahırlarda veya merada kuzu veya buzağıların geçebileceği annelerinin veya yetişkin hayvanların geçemeyeceği özel çitler yapılıp içerisine konulan yemliklere enerjice zengin, lezzetli yem konmasıyla yavruların gereksinim duyduklarında bu çitlerden geçerek yemleri tükettikleri yemleme sistemi, krep yemleme. hayvanların beslenmesinde mera yeterli değilse, daha hızlı gelişme isteniyorsa veya merada bazı mineral madde eksikliği söz konusu ise hayvanlara meraya ek olarak ot, silaj veya konsantre yem verilmesi. Ek yemleme.

 

Creep out : Sıvışmak.

Creep line : Akma hattı. Sızıntı yolu. Sünme çizgisi. Akma çizgisi.

Creep pressure : Krip basıncı. Sünme basıncı.

Creep test : Sünme deneyi. Akma testi. Akma deneyi.

Creep up : Yavaş yavaş karanlık çökmek.

İngilizce Creeps Türkçe anlamı, Creeps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creeps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Efflux : Akma. Dışarı akış. Akış. Dışarı akma. Akıntı. Sızma. Dışarı sızma. Atık su.

Day nursery : Gündüz bakımevi. Süt çocuklarının genellikle gündüzleri ve kimi durumlarda geceleri bakılmak üzere bırakıldıkları yer. Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde, çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum. Anaokulu. Bebek bakımevi. Oyun odası. Kreş. Kreş ve gündüz bakımevleri.

Diffusing : Nüfuz etmek. Dökmek. Tamim. Dağıtmak. Yaymak. Yayılmak. Karıştırmak. Dağılmak.

The shudders : Sarsıntılar. Ürpertiler. Sallamalar. İrkilmek. Tüyleri ürpermek. Tüylerin ürpermesi. Çarpıntılar. Titremek.

Bunker : Yakıt almak. Yeraltı sığınağı. Dökme gereç deposu. Oda arkadaşı. Kömür ambarı. Golfte topu engelleyen tümsek veya çukur. Depo. Hazne. Alttan boşaltmalı tank.

Dismay : Yeis. Keder. Can sıkmak. Yıldırmak. Umutsuzluk. Perişan etmek. Korkutmak. Dehşete düşürmek. Ümitsizlik. Umutsuzluğa düşürmek.

Bunkered : Yakıt almak. Hazne. Dökme gereç deposu. Oda arkadaşı. Yeraltı sığınağı. Kömürlük. Alttan boşaltmalı tank. Depo. Kömür ambarı.

 

Apprehensions : Tutuklama. Kaygı. Algı. Endişe. Zan. Görüş. Vehim. Düşünce. Kavrama. Anlama.

Gruelers : Bir tür canavar.

Landslips : Yer göçmesi. Heyelan. Kayşa. Toprak göçü. Göçme. Göçük.

Creeps synonyms : gliding, affrighted, leakage, fawners, bolt hole, finks, groveler, adulatory, diffusion, glissading, chill, ooze, ghost image, docs, undesirable, deployment, collets, bootlicker, affrights, glissade, greasers, aberration, landslide, cold feet, alarm, bombshelter, glides, fawner, asylum, asylums, coverts, crawlers, fly in the ointment.

Creeps zıt anlamlı kelimeler, Creeps kelime anlamı

Fearlessness : Cesaret. Pervasızlık. Korkusuzluk.