On condition türkçesi On condition nedir

  • Şartıyla.
  • Şu şartla.
  • Eğer.
  • Koşulu ile.

On condition ile ilgili cümleler

English: You have our permission to include our software on condition that you send us a copy of the final product.
Turkish: Nihayi ürünün bir kopyasını göndermek şartıyla bizim yazılımı dahil etmeniz için iznimiz var.

English: I was allowed to go there on condition that I came back by five o'clock.
Turkish: Beşe kadar geri gelmem şartıyla oraya gitmeme izin verildi.

English: I will lend you this CD on condition that you don't lend it to anyone else.
Turkish: Başka birine ödünç vermemen koşuluyla, bu CD'yi sana ödünç vereceğim.

English: I will do it on condition that you support me.
Turkish: Bana destek olman şartıyla onu yaparım.

English: You can go out on condition that you come home by seven.
Turkish: Saat 7'den önce dönemek şartı ile çıkabilirsin.

On condition ingilizcede ne demek, On condition nerede nasıl kullanılır?

On : İle. Hazır. Esnasında. E doğru. Açık. Olmakta olan. Giyilmiş. Üstünde. De.

Condition : Kondisyon. Vaziyet. Koşul. Şarta bağlamak. Toplumsal durum. Alıştırmak. Mevki. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Bütünleme. Gerekli ya da zorunlu olan şey.

 

On condition of : Koşuluyla. Şartıyla.

On condition that : Şartıyla. Koşuluyla. Dahil olmak üzere. Şartı ile. Karşılığında. Koşullu olarak. Kaydıyla. Eğer.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

On a daily basis : Her gün. Günlük bazda. Günlük olarak. Günlük.

On a full stomach : Tok karnına. Yemek üstüne.

İngilizce On condition Türkçe anlamı, On condition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On condition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On condition of : Koşuluyla.

If ever : Şayet. Belki de hiç. Nadiren. Hani olur da. Eğer olur da. Kazara.

So long as : Kadar. -mek şartıyla. Sürece. -mek koşuluyla. -dikçe.

Just so : Düzgün. Çok düzenli bir halde. Aynen öyle. Tamamen doğru. Düzenli. Tamböyle. Evet. Çok dikkatli bir şekilde.

On condition that : Kaydıyla. Şartı ile. Karşılığında. Koşuluyla. Dahil olmak üzere. Koşullu olarak.

Ever : Bir kez. Herhangi bir zamanda. Haçansa. Ebedi. Giderek. Şimdiye kadar. Daima. Hayatında. Asla. Hiç.

Suppose : Sanmak. İnanmak. Olduğuna inanmak. Farzetmek. Bence ...-se iyi olur. Bellemek. Gerekmek. Tahmin etmek. Varsaymak.

Provided : İhtiyacını karşılamak. Hazırlıklı olmak. ... olmak kaydıyla. Şart koşmak. Önlem almak. Temin etmek. Sağlanmış. Karşılamak. Sağlamak.

Taking into account : Hesaba katma. Göz önünde tutulursa. Göz önüne alınacak olursa.

Supposing that : Takdirde. Sanki. Varsayalım ki. Diyelim ki. Varsayalım ki eğer.

On condition synonyms : in view of, providing, if perchance, if, bearing in mind, only if, assuming, as long as.