On easy street türkçesi On easy street nedir

  • Bir eli yağda bir eli balda.
  • Varlıklı.
  • Hali vakti yerinde.
  • Refah içinde.

On easy street ile ilgili cümleler

English: The unexpected windfall has put my brother and his wife on easy street.
Turkish: Beklenmeyen bir para erkek kardeşimin ve karısının maddi durumunu düzeltti.

English: With the money Jack won from his lawsuit, he should be able to live on easy street.
Turkish: Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.

On easy street ingilizcede ne demek, On easy street nerede nasıl kullanılır?

On : Yönünde. Olmakta olan. Makbul. Civarında. E doğru. Üzerinde. İle. Esnasında. Üstünde.

Easy : Zahmetsiz. Huzurlu. Yavaş. Zevkli. Rahat. Rahatlıkla. Kolay. Kolaylıkla. Doğal.

Street : Yol. Sokak. Borsa dışı. Cadde. Adres. Mahalle. Yerleşim yerlerinde ana yol.

Be on easy street : Rahatı yerinde olmak.

İngilizce On easy street Türkçe anlamı, On easy street eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On easy street ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Well off : İyi durumda. Şanslı. Zengin.

Moneyed : Paralı. Zengin. Servet sahibi.

Well to do : Tuzu kuru.

Affluents : Gönençli. Çok. Bol. Gürül gürül akan. Irmak ayağı. Zengin. Bir nehrin ayağı.

Well situated : Durumu iyi.

 

Well fixed : Varsıl. Mali durumu iyi. Zengin.

Flush : Fışkırtmak. Boşlukları doldurup sıvamak. Yüzü kızarma. Fışkırtma. Ürkütüp uçurmak (av kuşunu). Kaçırmak (kuş). Fışkırma. Kanatlanıp uçmak. Fışkırmak.

In smooth water : Barışçıl bir halde. Refaha kavuşmuş. Huzurlu bir halde. Zorluk veya sıkıntıdan kurtulmuş.

Palmy : Mutlu. Palmiyeli. Başrılı. Gönençli. Rahat ve huzurlu. Muhteşem.

On easy street synonyms : in good circumstances, propertied, in the chips, palmiest, affluent, brownstones, well endowed, forehanded, monied, palmier, brownstone, richer, in the lap of luxury, rich, opulent, minted, affluential, in clover.