On loan türkçesi On loan nedir

  • Ödünç olarak.
  • Kredi ile.
  • Borç harç.
  • Ödünç.

On loan ingilizcede ne demek, On loan nerede nasıl kullanılır?

On : Civarında. Hazır. Üzerinde. Yönünde. Makbul. Esnasında. Giyilmiş. Yanmak. De.

Loan : Ödünç verilen şey. Ödünç verme. Ödünç verme işlemi. Öneli geldiğinde geri alınmak ve ürem sağlamak amacıyla belirli bir süre için ödünç para verme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Borç. Kredi. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Kitabın belirli süre için bir okuyucuya ödünç verilmesi ile ilgili olan ve kitabın, kim tarafından alındığını, ne zaman geri getirilmesi gerektiğini belirten kaydı tutma işi.

Take on loan : Kredi almak. Ödünç almak.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

On a daily basis : Günlük olarak. Günlük bazda. Her gün. Günlük.

On a full stomach : Tok karnına. Yemek üstüne.

On a knife edge : Gergin. Diken üstünde.

İngilizce On loan Türkçe anlamı, On loan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On loan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Borrowed : İğreti. Borç alınmış. Geçici olarak alınmış. Borç alınan. Ödünç olarak alınmış. Eğreti. Ödünç alınmış. Nesneyi bedava kullanma ve belirli bir süre bitiminde geri verme koşuluyla başkasına geçici olarak verme.

On the nod : Tartışılmaya gerek duyulmadan alınan karar. Oylamaya gerek duymadan alınan karar. Veresiye.

As a loan : Ariyeten.

On credit : Sonra ödemek şartıyla. Veresiye. Kredili. Taksitle. Birinin harcayabileceği para miktarından. Krediyle. Kredili (satış).

On account : Hesaba mahsuben (ödeme yapmak). Kredili. Gerçek: sayışımından düşülmek koşulu ile önceden verilen para. borcun bir bölümünün ödenmesi. Gerçekleşmiş bir kar payından ya da borçtan bir bölüğünün önceden ödenmesi. gerçekleşen ya da gerçekleşebilecek alacaklı bir sayışımdan kesin ödemede indirimi yapılmak üzere verilen para. Borca mahsuben. Hesaba mahsuben verilen. Sayışımla. Ön sayışım. Krediyle.

On loan synonyms : loaned.