Ödünç nedir, Ödünç ne demek

Ödünç; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey)

Hukuki terim anlamı:

karz. alan: müstakriz. ~ veren: mukriz. ~ verme: ikrâz.

Osmanlıca Ödünç ne demek? Ödünç Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

karz

Ödünç anlamı, kısaca tanımı:

Ödünç almak : Ödünçlemek.

Ödünç vermek : Geri almak üzere birine mal, para, eşya vb. vermek.

Ödünçleme : Ödünçlemek işi, ariyet.

Ödünçleşme : Ödünçleşmek işi.

Eşek eşeği ödünç kaşır : "çıkarcı, başkasına yardım ederken ileride onun da kendisine yardım edeceğini düşünür" anlamında kullanılan bir söz.

Kavgada kılıç ödünç verilmez : "kişi, savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir" anlamında kullanılan bir söz.

Verilmek : Verme işine konu olmak.

Alınmak : Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak. Elde edilmek. Uyarlanmak. Alma işi yapılmak.

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

Ödünç alan : Borç para alan kişi.

Ödünç, alıntı : Azerbaycan Türkçesi: alınma; Türkmen Türkçesi: alınma (söz); Gagauz Türkçesi: ödünç ~ alma ~ödünçlü laflar; Özbek Türkçesi: ozlaşma ~ ólinma; Uygur Türkçesi: özläştürüş ~ çättin qobul qiliş;Tatar Türkçesi: alınma; Başkurt Türkçesi: hüş üslästerew; Kmk: özge tilden girgen söz ~ alıngan söz; Krç.-Malk.: (başha tilden) alınňan söz; Nogay Türkçesi: alıngan söz ~ aluw; Kazak Türkçesi: kirme; Kırgız Türkçesi: özdöştürüü; Alt:: alıntı sös ~ başka tilden kirgen sös; Hakas Türkçesi: pasha tîldeň alılgan sös; Tuva Türkçesi: ülegerleeşkin; Şor Türkçesi: öske tilineň algan sös;Rusça: zaimstvovaniye

 

Ödünç almak : ödünçlemek. İlgili cümle: "“Kısa ve uzun vadeli hiçbir ödünç alma imkânı yoktu.”" F. R. Atay.

Ödünç ayırcası : Konut bankalarınca özel olarak kurulan ve konut edinmek isteyenlere kolay koşullarla ödünç vermekte kullanılan ayırca.

Ödünç sermaye : İşletme dışındaki kişi veya kurumlardan işletmenin borçlandığı sermaye.

Ödünç tavanı : Bir konut bankasının, konut edinmek isteyenlere edineceği konutun büyüklüğüne ve ederine göre yapabileceği en büyük akçal yardım.

Ödünç verilebilir fon istemi : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde, farklı faiz oranlarından ödünç almak istedikleri fon miktarı.

Ödünç verilebilir fon sunumu : Bir ekonomide, belli bir dönemde, farklı faiz oranlarından verilmek istenen ödünç fon miktarı.

Ödünç verilebilir fonlar : Para piyasasına sunulan diğer bir deyişle ödünç verilmeye hazır durumdaki parasal kaynaklar.

Ödünç verilebilir fonlar piyasası : Ödünç verilebilir fonların sunum ve istemlerinin karşılaştığı her türlü ortam.

 

Ödünç ile ilgili Cümleler

  • Tom'a ödünç para vermenin bir hata olacağını düşünüyorum.
  • Ödünç alabileceğim bir benzin bidonun var mı?
  • Ödünç alabileceğim bir küreğin var mı?
  • Ödünç alabileceğim bir el fenerin var mı?
  • Ödünç alabileceğim bir cımbızın var mı?
  • Ali ödünç aldığı parayı geri ödemek istiyor.
  • Kaç tane kitap ödünç alabilirim?
  • Ödünç alabileceğim bir kravatınız var mı?
  • Başka birine ödünç vermemen koşuluyla, bu CD'yi sana ödünç vereceğim.
  • Ali ona ödünç verdiğim kitapları geri getirmeye söz verdi.
  • Ödünç alabileceğim bir Fransızca sözlüğün var mı?
  • Kısa bir süre için kalemini ödünç alabilir miyim?
  • Ödünç alabileceğim bir çim biçme makinen var mı?
  • Onun onu bana ödünç verip vermeyeceği umurumda değil.

Diğer dillerde Ödünç anlamı nedir?

İngilizce'de Ödünç ne demek? : adj. as a loan, on loan, loaned

Fransızca'da Ödünç : prêt [le], emprunt [le]

Almanca'da Ödünç : n. Anleihe, Darlehen

Rusça'da Ödünç : n. заем (M), ссуда (F)