On paper türkçesi On paper nedir

  • Teorik olarak.
  • Teoride.
  • Kağıt üstünde.
  • Kağıt üzerinde.
  • Kağıt üzerinde kalan.
  • Geçerliği olmayan.

On paper ile ilgili cümleler

English: She put down her thoughts on paper.
Turkish: Düşüncelerini kağıda döktü.

English: Hand in your examination papers.
Turkish: Sınav kağıtlarınızı verin.

English: Norway's sovereign wealth fund is so large, that every Norwegian is a millionaire on paper.
Turkish: Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.

English: He put his thoughts on paper.
Turkish: O, düşüncelerini kağıda döktü.

English: I put down his address on paper.
Turkish: Onun adresini kağıda kaydettim.

On paper ingilizcede ne demek, On paper nerede nasıl kullanılır?

On : Esnasında. İle. Yönünde. E doğru. De. Açık. Olmakta olan. Makbul. Üstünde.

Paper : Geçersiz. Kağıtlamak. Duvar kağıdı ile kaplamak. Yazı. Sınav soruları. Zımparayla düzeltmek. Zımparalamak. Önemsiz. Üzerine kağıt kaplamak. Duvar kağıdıyla kaplamak.

On a charge of murder : Cinayet suçlaması ile.

On a daily basis : Günlük olarak. Her gün. Günlük bazda. Günlük.

On a full stomach : Yemek üstüne. Tok karnına.

On a large scale : Büyük çapta. Büyük ölçüde. Büyük ölçekte. Geniş ölçüde.

 

On a knife edge : Diken üstünde. Gergin.

İngilizce On paper Türkçe anlamı, On paper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On paper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hard copy : Saklanır kopya. Yazılı çıktı. Sabit kopya. Saklanabilir kopya. Basılı şekilde gelen bilgi. Basılı. Basılı kopya.

Theoretically : Teorik yönden. Faraziyeye dayanarak. Teorisel olarak. Kuramsal olarak. Spekülatif olarak.

Abstractly : Çılgınca. Soyut olarak. Dalgın bir şekilde. Varsayım ile.

In black and white : Yazılı biçimde. Yazılı olarak. Dosdoğru. Yazıyla. Basit ve yalın. Sade. Basılı biçimde.

Assumedly : Varsayılmış olarak. Varsayımlı olarak. Tahminen. Sözümona.

Notionally : Kavramsal olarak. Hayal gücüne dayanarak. Kuramsal olarak. Soyut olarak.

Conjecturally : Varsayıma dayanarak. Kuramsal olarak. Varsayımsal bir şekilde. Tahmini olarak.

In the abstract : Nazari olarak. Kavram olarak. Kuramsal olarak. Genel olarak.

Paper : Geçersiz. Kağıt. Kağıtlamak. Zımparalamak. Sınav soruları. Bildiri. Örtbas etmek. Ç.evrak.

On paper synonyms : in theory, ideologically, transcendentally.