Oncocyte türkçesi Oncocyte nedir

  • Onkosit.
  • Asidofilik granüler sitoplazmalı tümör hücresi.

Oncocyte ingilizcede ne demek, Oncocyte nerede nasıl kullanılır?

Concoct : Uydurmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Karıştırmak. Tertip etmek. Kafadan atmak. Uyduruvermek. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Hazırlamak.

Concoct an excuse : Bahane uydurmak. Mazeret uydurmak.

Concocted : Uydurmak. Kafadan atmak. Yapmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Tertip etmek. Hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Uyduruvermek. Karıştırmak.

Concocter : Bir şeyler karıştıran kimse. Tasarlayan kimse.

Concocting : Uyduruvermek. Uydurmak. Karıştırmak. Hazırlamak.

Concocts : Hazırlamak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Yapmak. Tertip etmek. Uyduruvermek. Uydurmak. Kafadan atmak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Karıştırmak.

Concoctionist : Karışımlar yapan kimse. Mayalayarak içki yapan kimse (örneğin, bira ya da başka alkollü içkiler yapan). Tertip eden kimse.

Mixture concoction : Karışım hazırlama.

Oncogene : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. (tıp) hayvanda veya insanda kanser başlangıcı ile sonuçlanabilen mutasyona uğramış gen. Etkinleşmesi sonucunda normal ökaryotik hücreleri, tümör hücrelerine dönüştürebilen, hücresel olan veya virüs tarafından kodlanan gen grubu. Normal hücreyi malign hücreye dönüştürebilen gen, uyarıldığı veya değişim gösterdiği zaman kanser oluşturucu gen. Onkogen. Urkalıt. Onkojen. Protoonkogenlerin mutasyona uğramasıyla ökaryot hücrelerde tümör oluşmasını sağlayan genler.

 

Inconcoction : Hamlık.

İngilizce Oncocyte Türkçe anlamı, Oncocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oncocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leukocyte : Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc.

White blood cell : Beyaz kan hücreleri. Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit. Kanda bulunan ve görevleri mikroplarla savaşmak olan çok küçük özdekler. Wbc. Beyaz kan küresi. Lökosit. Akyuvarlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5). Akyuvar.

 

White cell : Akyuvar. Beyaz hücre. Beyaz kan hücresi. Lökosit.

White corpuscle : Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Lökosit.

White blood corpuscle : Beyaz kan hücresi. Lökosit. Akyuvar.

Monoblast : Monosite dönüşen hücre. Monoblast.

Wbc : Beyaz kan hücresi. Wbc. Amacı mikroplarla savaşmak olan kandaki minik organizmalar. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Lökosit.

Leucocyte : Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Wbc. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lökasit. Lökosit. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5). Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit.

Gametocyte : Bölünerek gametleri (oosit veya spermatozoon) oluşturabilen hücre. gamet veya gametositleri yıkımlayan ajanlar. gamont. Gametosit. (biyoloji terimi) gamet yaratan hücre. Üreme hücreleri üreten hücre.