Operational definition türkçesi Operational definition nedir
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- İşlemsel tanım.
- Kavramları görgül ve olgusal içerimlerine göre anlamlandırma.
- Bir tanımlama yöntemi.
- Görgül gözlemlerin, ölçümlerin nesnel sonuçlarına dayalı, güvenilirlik ölçüsü yüksek olan ve tanımlanan şeyin tanınması ya da ortaya çıkarılması için baş vurulan yolları, kullanılan araçları belirten tanımlama.
- İşevuruk tanım.
- İşevuruk tanımlama.
- İşlemsel tamm.
- Operasyonel tanım.
Operational definition ingilizcede ne demek, Operational definition nerede nasıl kullanılır?
Operational : İşletme. İşevuruk. Çalışır ya da çalışmaya hazır durumda bulunan herhangi bir dizgeye değgin. İcrai. Çalıştırma. İşletme ile ilgili. Kullanıma hazır. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Operasyon. İşletimsel.
Definition : Açıklama. Tanım. Belirleme. Tanımlama. Kesinleştirme. Mantık kurallarına uygun olarak fiziksel ya da düşüncel herhangi bir konuyu ayırt etme, bulma ya da kurma; bilime yeni girmiş olan bir terimin anlamını açıklama ya da bilimde varolan bir terimin anlamını belirleme. Tümdengelimci bir dizgede kavram ve işlemlerin temel niteliğini belirten ve kanıtlamalarda örtük olarak kullanılan sav. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belirtme. Tarif.
Operational amplifier : İşlem amplifikatörü. İşlemsel yükselteç. İşlemsel amplifikatör. İşlemsel kuvvetlendirici.
Operational budget balance : Özellikle iktisadi istikrarın sağlanamadığı ülkelerde bütçe açığının etkilerini tam olarak belirleyebilmek amacıyla faiz dışı bütçe dengesine reel faiz ödemelerinin eklenmesiyle bulunan bütçe büyüklüğü. Operasyonel bütçe dengesi.
Operational cycle : İşlem çevrimi.
Operational database : İşletimsel veritabanı.
İngilizce Operational definition Türkçe anlamı, Operational definition eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Operational definition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.
Adaptive behavior : Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış.
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
Acculturation : Kültürel etkileşim. Kültür etkileşimleri. Kültürleşme. Ekinsel yozlaşma. Kültürel uyum. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürlenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Çevresindeki kültürü kabullenme.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.
Alienation : Ötekileştirme. Aliyenasyon. Yabancılaşma. Yabancılaştırma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Uzaklaşma. Aralarını açma. Devir. Yabancı emek.
Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.
Age group : Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş kümesi. Yaş grubu. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği.
Affection : Eğilim. Şefkat. Hastalık. Yakınlık. Sevgi. Duygulanım. Etkileme. Düşkünlük. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu.
Operational definition synonyms : aesthetic, abilities, agnation, achievement motive, aesthetical ideal, age grade.

Bu kısımda Operational definition kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Operational definition ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Operational definition anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Operational definition ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.