Ophitic türkçesi Ophitic nedir

  • Ofitik.

Ophitic ingilizcede ne demek, Ophitic nerede nasıl kullanılır?

Ophite : Yeşil somaki. Ofit.

Ophicleide : Bas sesli tuba çalgısına benzeyen açkıları olan eski pirinç müzik aleti.

Ophidia : Yılanların sınıfı. Yılangiller.

Ophidian : Yılanlara ait. Yılan gibi.

Ophidians : Yılan gibi.

Achromatophil : Akromatofil.

Abiotrophic : Abiyotrofik. Belirli hücre veya dokularda çürüme veya yaşamsallığın kaybı (pataloji). Abiotrofi ile alakalı. Vücut hücrelerinin azalmasına neden olan. Hastalığa direnci düşüren. Cansız. Abiotrofik.

Ophidion : Kayış balığı.

Acidophile : Asit seven, içindeki granülleri asidik doku boyalarıyla boyanan yapı veya hücreler. stoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, eozinle kolayca boyanan, bazı patolojik durumlarda sayıları artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi, eozinofil, oksifil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. asit ortamlarda iyi derecede üretebilebilen mikroorganizma. ön hipofiz bezi lobundaki veya pankreas adacığındaki alfa hücresi. asidofilik. Asidofil. (biyoloji terimi) asit boyalarını kolayca emen. Asitli ortamda iyi büyüyen.

Ophiolatry : Yılana tapma.

İngilizce Ophitic Türkçe anlamı, Ophitic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ophitic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Visual : Görülebilir. Optik. Taslak. Görmeyle, görme duygusuyle ilgili. Görmeyle, görme duyusuyla ilgili. genellikle görüntüler ve gözle izlenebilen her şeyin taşıdığı özellik. sinema ile televizyonda çok kez ses öğelerine karşılık görüntü öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır terim. Görüş. Kroki. Görme. Görsel. Görmeye ait.

Optical : Optik. Görme duyusuyla ilgili. Görme. Işıksal. Göz. Optikle ilgili. Görme ile ilgili. Işıkbilimsel. Görüş ile ilgili.

Ocular : Bir gözleme aygıtının, kullananın gözüne yakın merceği. Gözle görebilme. ışık mikroskoplarında gözle bakılan mercek. Göz merceği. Gözle görülür. Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gözle ilgili. Göze ait. Kesin. Oküler. Göz.

Dark : Çepel. Siyaha yakın. Akşam. Koyu. Belirsizlik. Gizli. Gölge. İzbe. Karanlık. Cehalet içinde.

Ophitic zıt anlamlı kelimeler, Ophitic kelime anlamı

Light : Eşik. Aydınlatmak. İnmek (attan veya arabadan). Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Işık saçmak. Işıldamak. Işık tutmak. Güneşten ya da başka kaynaklardan gelen ve gözü uyarıcı etkisi olan ışınım erkesi. Aydınlık. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk.

Fragrant : Mis gibi. Rayihalı. Itırlı. Güzel kokulu. Mis kokulu. Hoş. Kokulu.