Oppugn türkçesi Oppugn nedir

  • Karşı koymak.
  • Tekzip etmek.
  • Eleştiriyle karşılık vermek.
  • Yalanlamak.

Oppugn ingilizcede ne demek, Oppugn nerede nasıl kullanılır?

Oppugnancy : Karşıtlık. Karşı koyma. Direnme. Eleştiriyle karşılık verme. -e karşı savaşma.

Oppugnant : Karşı koyan.

Oppugner : Karşı gelen kimse. Sert bir şekilde girişen veya eleştiren kimse. Karşı olan şey. Karşı koyan kimse.

Oppugns : Yalanlamak. Eleştiriyle karşılık vermek. Karşı koymak.

Oppurtunist : Fırsatçı. Oportünist.

Opponens : Ayak kası. El kası.

Oppidan : Kasabada oturan kimse. Kasabalı. Şehirli.

Opponents : Muhalif. Rakip. Aleyhtarlar. Düşmanlar. Aleyhtar. Karşı taraftakiler. Muhalifler. Karşı taraf. Rakipler. Düşman.

Opportune : Yerinde. Vakitli. Vaktinde. Hazır. Elverişli. Tam zamanında olan. Eyverişli. Uygun. Müsait.

Oppurtunistic pathogen : Oportünistik patojen. Normal koşullarda hastalık yapmayan ancak, o mikroorganizmaya karşı vücut direnci azaldığında hastalık yapabilen mikroorganizmalar.

İngilizce Oppugn Türkçe anlamı, Oppugn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oppugn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call back : Hatalı üretilen ürünü telafi için geri istemek. Arayan kimseyi geri aramak. Tekrar uğramak. Cevabını vermek. Geri arama. Tekrar aramak. Caymak. Geri çağırmak. Daha sonra aramak.

 

Contradicted : Aksini iddia etmek. Çelişmek. Ters düşmek.

Confute : Doğru olmadığını ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Susturmak. Tersini kanıtlamak. Çürütmek. Tersini ispat etmek. Çürütmek (bir görüşü vb). Aksini ispat etmek. Aksini ispatlamak.

Confronts : Yüz yüze getirmek. Karşısına çıkmak. Üstüne gitmek. Karşı durmak. Zıt düşmek. Karşılaştırmak. Yüz yüze gelmek. Yüzleştirmek. Kötülemek.

Confront : Karşılaştırmak. Karşısına çıkmak. Kötülemek. Yüzleştirmek. Yüz yüze getirmek. Üstüne gitmek. Zıt düşmek. Karşı durmak. Yüz yüze gelmek.

Disclaimed : Kabul etmemek. Yoksamak. İnkar etmek. Onaylamamak. Feragat etmek. İddiadan vazgeçmek. Tanımamak. Vazgeçmek.

Countermands : Yeni bir emirle öncekini geçersiz kılmak. Kaldırmak. Emri geçersiz saymak. Önceki emri geçersiz kılan emir. Feshetmek. İptal emri. İptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri). İptal etmek.

Contested : İtiraz etmek. Yarışmak. Davalı. Anlaşmazlığı olan. Rekabet etmek. Çekişmek. Tartışmaya açık.

Challenge : Hiçe saymak. Meydan okuma. Soruşturmak. Davet etmek. Kafa tutmak (argo terim). Havlamaya başlamak. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Kimlik sormak. Boy ölçüşmek.

Question : Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar. Sorular sormak. Kuşku. Şüphelenmek. Konu. Sorguya çekmek. Tahkikat. Soru. Problem. Kuşkulanmak.

Oppugn synonyms : confuted, confutes, confronting, bear against, antagonise, contests, countermanding, belying, contesting, contest, call into question, belied, belie, oppugns, disclaim, rebuts, confronted, counter, disclaiming, contradict, antagonised, belies, antagonising, countermand, counteract, confuting, be dead against, rebutted, controverted, controvert, rebut, argue against, antagonises.

 

Oppugn ingilizce tanımı, definition of Oppugn

Oppugn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To oppose. To resist. To fight against. To be in conflict with. To attack.