Optically anisotropy türkçesi Optically anisotropy nedir
- Işıksal eşyönsüzlük.
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Bir ortama giren ışın hızının yöne bağlı olması.
Optically anisotropy ingilizcede ne demek, Optically anisotropy nerede nasıl kullanılır?
Optically : Gözle görülür biçimde. Optik olarak. Görsel olarak. Optik.
Anisotropy : Anizotrop. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Yönseme. Eşyönsüzlük. Anizotropi. Örütlerin, iletkenlik, esneklik, geçirgenlik gibi kimi özelliklerini yöne bağlı olarak değiştirmesi. Yöne bağımlılık. Kimi cisimlerde, fiziksel ve kimyasal özelliğin doğrultuya göre değişmesi. Değişik eksenler boyunca değişik boyutlara sahip olma durumu (botanik ve fizik). İzotrop olmayan.
Optically active : Işıketkin. Ucaylı ışığın düzlemini döndürebilen (özdek). Optikçe aktif. Işınsal etkin.
Optically isotropy : Işıksal eşyönlülük. Bir ortama giren bir ışın hızının, yöne bağlı olmayışı. (mineral dünyasında bu tip ortamlar kubusal kristallerde vardır.).
Optically reduced print : Optik küçültme eşlemi. Küçültme işlemi sonunda sağlanan eşlem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Optically anisotropy Türkçe anlamı, Optically anisotropy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Optically anisotropy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.
Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Salt yaş. Kesin yaş.
Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.
Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç.
Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.
Abyss : Abis. Varta. Cehennem. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Dibi olmayan çukur. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Uçurum. Hufre.
Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi.
Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.
Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.
Optically anisotropy synonyms : absolute chronology, acid fumarole, acrozone, abysal environment, after shock, adventive cone.

Bu kısımda Optically anisotropy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Optically anisotropy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Optically anisotropy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Optically anisotropy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.