Orangey türkçesi Orangey nedir

Orangey ingilizcede ne demek, Orangey nerede nasıl kullanılır?

Orange blossom : Portakal çiçeği.

Orange coloured : Portakal rengi. Turuncu.

Orange county : North carolina eyaletinde bölge. Güney california'da bir bölge. Virginia eyaletinde bölge. Güney kaliforniya'da (abd) bir ilçe. New york eyaletinde bölge.

Orange crush : Portakal aromalı alkolsüz içecek. Portakal suyu.

Orange free state : Güney afrika'nın ortasında bir bölge. Portakal serbest eyaleti.

Orange jam : Portakal reçeli.

Orange soda : Portakal gazozu. Portakallı gazoz.

Orange peel effect : Portakal kabuğumsu görüntü. Pürüzlü yüzey.

Orange juice : Portakal suyu.

Orange pekoe : Hindistan ve sri lanka'da yetiştirilen yüksek kaliteli siyah çay.

İngilizce Orangey Türkçe anlamı, Orangey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orangey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be : Anlamına gelmek. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Berylliumb (berilyum). Var olmak. -dir. Olmak. Kalmak. -dı. -di. Durmak.

Scope : Osiloskop. Saha. Hareket serbestliği. Kavrama gücü. Sık sık olan. Konu. Ufuk. Alan. Geniş görüntülük. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Purview : Amaç (yasa). Mefhum. Anlam. Alan. Görüş alanı. Meal. Kapsam. Konu. Hüküm alanı (bir yasanın). Alan (soyut olarak).

 

Ballpark : Kaba hesap. Beysbol stadyumu. Aşağı yukarı. Yaklaşık olarak. Beyzbol sahası. Tahmini.

Spectrum : Görünge. Görüntü. Birbiri ile ilgili düşünce ve nesneler dizisi. Işığın dalgaboylarına (renklerine) göre meydana getirdiği sıra. Bir ışınımın bağıl büyüklük değerinin, parçacık enerjisine göre dağılımını gösteren eğri. Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. İzge. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. Spektrum.

Contrast : Çelişmek. Tezat. (aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak. Sertlik. Bilgisayar, hukuk, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Öznel olarak özelikle, mekan ya da zaman içinde (aynı anda ya da art arda - gecikmiş-karşıtlık) yan yana duyumsal uyartılarda nicel ya da nitel bir karşı olma etkisi. Kıyas etmek. Ayrışçılık. Karşılaştırmak. Kontrastı olmak.

Extent : Mertebe. Uzantı. Uzunluk. Genişlik. Miktar. Saha. Derece. Kapsam. Müsadere. Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik.

Ambit : Muhit. Çerçeve. Alan. Hudut. Çevre. Saha. Şümul. Ortam. Etraf. Sınır.

Extend : Büyümek. Sürmek. Büyütmek. Erişmek. Sağlamak. Yayılmak. Genişlemek. Daha uzun ya da büyük bir hale getirmek. Germek. Genişletmek.

 

Orangey synonyms : approximate range, internationality, orangish, latitude, internationalism, gamut, horizon, expanse, view, orangy, reach, compass, pass, go, sweep, run, orbit, palette, confines, pallet, lead.

Orangey zıt anlamlı kelimeler, Orangey kelime anlamı

Achromatic : Renksiz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Perdesi değişmeyen. Akromatik. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz.

Achromatic color : Şeffaf.