Purview türkçesi Purview nedir

  • Hüküm alanı (bir yasanın).
  • Kapsam.
  • Amaç (yasa).
  • Sadet.
  • Saha.
  • Mana.
  • Meal.
  • Alan (soyut olarak).
  • Alan.
  • Mefhum.
  • Anlam.
  • Görüş alanı.
  • Konu.

Purview ile ilgili cümleler

English: That is outside my purview.
Turkish: O benim yetki alanımın içinde değil.

Purview ingilizcede ne demek, Purview nerede nasıl kullanılır?

Purviews : Hüküm alanı (bir yasanın). Mefhum. Mana. Kapsam. Anlam. Amaç (yasa). Görüş alanı. Meal. Konu. Alan (soyut olarak).

Purvey : Tedarik etmek. Sağlamak. Erzak sağlamak. Bulundurmak.

Purveyance : Zahire. Levazım. Yiyecek içecek sağlama. Erzak sağlama. Erzak ihtiyacını karşılama. Sağlama (yiyecek veya gereç vb). Tedarik etme. Hükümdarın saray için gerekli olan malzemeleri normal tarifeden daha düşük fiyata alma imtiyazı.

Purveyed : Sağlamak. Tedarik etmek. Bulundurmak. Erzak sağlamak.

Purveying : Sağlamak. Tedarik etmek. Erzak sağlamak. Bulundurmak.

Purblind : Dar görüşlü. Mankafa. Yarı kör. Anlayışsız. Odun kafa.

Purblindness : Dar görüşlülük. Anlayışsızlık. Mankafalık. Yarı körlük.

Purveyors : Erzak sağlayan. Mal veya hizmet sağlayan iş. Pezevenk. Gıda maddesi toptancısı. Sağlayan kimse. Erzak toptancısı. Erzak müteahhidi. Müteahhit. Satıcı. Tadarik eden.

Purchase accounts : Satın alınan mala ilişkin tümdeğerin saptanabilmesi için tutulan geçici sayışım. Alımlar hesabı. Mübayaa hesabı. Satın alma hesabı. Alış hesabı. Alış sayışımları.

 

Pur : Mırlama. Mırlamak. Mırıldanmak. Hırıltı yapmak. Tatlı bir sesle söylemek. Mırıldamak. Mır mır etmek.

İngilizce Purview Türkçe anlamı, Purview eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purview ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circus : Cambazhane. Sirk gösterileri. Cambazlık, hayvan hünerleri, palyaço güldürüleri gibi gösterileri, çoğu kez büyük bir çadırda seyircilere sunan gezici topluluk. Sirk pisti. Sirk. Ortada sahnesi olan yuvarlak, değirmi ya da köşeli büyük çadırlar içinde, kimi kez açık havada, cambazlık, gözbağcılık, soytarılık, eğitilmiş hayvanlarla gösteriler vb. numaralar ile seyredenlerin hoşça vakit geçirdikleri yer. Arena. Kargaşalı toplantı. Yolların kesiştiği meydan.

Argument : Kanıt. İddia. Düşünme. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri. Tartışma. Düşünce. Sav. Görüş. Belge. Münakaşa.

Range : Dolaşmak. Menzil. Boyunca gitmek. Silsile. Canlıda, yüksek enerjili bir parçacığı durdurmak için gerekli madde kalınlığı. Doğrultmak. Bölgede yaşamak. Sıra (dağ veya tepe). Mesafe (görüş veya atış). Bir küme öğrencinin bir testte elde ettiği en yüksek ve en düşük puanlar arasındaki ayrım.

Reach : Bulmak. Kavrayış. Varmak. Görüşmek. Ermek. Geçirmek (yumruk). İle iletişim kurmak. Temas kurmak. Kavrama gücü. İsabet ettirmek.

Grounds : Mesnet. Sebep. Tortu. Telve. Stadyum. Temel. Neden. Dayanak.

 

Affair : Gönül macerası. Hal. Dalga. Maslahat. Şey. İş. Vaka. Sorun. Aşk ilişkisi.

Ken : Tanımak. Alabama eyaletinde şehir. Bilgi alanı. Görüş açısı. Anlamak. Bilmek.

Coverage : Haber yorumu. Sigortada karşılanan rizikolar. Sigorta kapsamı. Yayın bölgesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sigortalıya ödenecek para. Kuvertür. Gazetedeki yer. Bir televizyon vericisinin ya da birçok vericiden oluşan bir televizyon ağının eriştiği alanın tümü.

Visual field : Göz ve baş kımıldamadan görülebilen noktaların toplamı, bk. bakma alanı. Görme alanı.

Extents : Ölçü. Boyut. Uzunluk. Derece. Genişlik. Yükseklik.

Purview synonyms : acceptation, orbit, object, buyer, compartment, breadths, clearing, extension, arenas, horizon, businesses, coverages, area, sight, ambit, significances, meaning, def, field of view, mattering, inference, mattered, arguments, airfields, issue, headings, matter, extent, significations, action theme, enclosure, concepts, line at karmak.

Purview ingilizce tanımı, definition of Purview

Purview kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The body of a statute, or that part which begins with " Be it enacted, " as distinguished from the preamble.