Purveying türkçesi Purveying nedir

Purveying ingilizcede ne demek, Purveying nerede nasıl kullanılır?

Purvey : Erzak sağlamak. Sağlamak. Tedarik etmek. Bulundurmak.

Purveyance : Erzak sağlama. Sağlama (yiyecek veya gereç vb). Tedarik etme. Erzak ihtiyacını karşılama. Zahire. Yiyecek içecek sağlama. Levazım. Hükümdarın saray için gerekli olan malzemeleri normal tarifeden daha düşük fiyata alma imtiyazı.

Purveyed : Bulundurmak. Erzak sağlamak. Tedarik etmek. Sağlamak.

Purveyor : Satıcı. Gıda maddesi toptancısı. Erzak toptancısı. Tadarik eden. Pezevenk. Erzak müteahhidi. Tedarikçi. Mal veya hizmet sağlayan iş. Sağlayan kimse. Erzak sağlayan.

Purveyors : Erzak toptancısı. Müteahhit. Pezevenk. Tadarik eden. Erzak sağlayan. Satıcı. Sağlayan kimse. Erzak müteahhidi. Gıda maddesi toptancısı. Mal veya hizmet sağlayan iş.

Purveys : Bulundurmak. Tedarik etmek. Sağlamak. Erzak sağlamak.

İngilizce Purveying Türkçe anlamı, Purveying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purveying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carried : Taşımak. Taşınan. Nakledilmiş. Satışa sunmak. Elde etmek. Götürmek. Nakletmek. Çekmek.

Assuring : Temin etmek. Emniyet veren. İtimatlı. Temin edici. İnandırmak. Güven veren. Garantili. Güvenilir. İnandırma. Garanti etmek.

 

Cleansing : Temizleme. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş filmi, bu kirlerden arındırma işi. Arındırıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Temizleyici.

Victualed : Erzak. Lokantacı. Yiyecek. Yiyecek bulmak. Erzak bulmak. Erzak tedarik etmek. Yiyecek sağlamak.

Cater for : Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstlenmek. Temin etmek. İçin yemek tedarik etmek. Gözönünde bulundurmak. İhtiyaçlarını karşılamak. İhtiyacını karşılamak. Hazırlamak. Dikkate almak. Gereksinimlerini karşılamak.

Accommodates : Telif etmek. Kalacak yer vermek. Alışmak. -e yardım etmek. Tanzim etmek. Uyum sağlamak. Yerleştirmek. Uzlaştırmak. Alıştırmak. Kalacak yer sağlamak.

Source : Göz. Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Kaynak. Haber kaynağı. Edinmek. Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Memba. Yararlanılan kaynak. Köken.

Supplied : İhtiyacı karşılamak. Tedarik edilmiş. Gidermek. Karşılamak. Temin etmek. Tedarik edilen. Yerini doldurmak.

Triangulation : Üçgenlere bölme. Üçgenlere ayırma. Ölçme veya inceleme için üçgenlerin kullanımı. Nirengi teşkili. Üçgenleştirme. Triangülasyon. Üçgenleme. Nirengi.

Purveying synonyms : keep handy, supply, accommodate, detergent, have in stock, allow, purveyed, administer, measuring, accommodate somebody with, assures, arm, carries, procures, supply with, accommodated, bear, ablutionary, administers, measurement, furnishes, purvey, antiseptic, measure, cater, furnish, carry, purveys, kept, detersive, stocked, procure, assure.

Purveying zıt anlamlı kelimeler, Purveying kelime anlamı

Adulterating : Yabancı madde katmak. Hile katmak. Saflığını bozmak. Bozmak. Değerini düşürmek. İçine yabancı madde katmak. Karıştırmak. Yabancı madde karıştırarak. Karışık. Seyreltmek.

Septic : Mikroplu. Septik. Mikroorganizmalarla bulaşmış olan, mikroplu. Abd'li. Çürütücü. Kan zehirlenmesi yapan madde.