Cater for türkçesi Cater for nedir

  • İçin yemek tedarik etmek.
  • Dikkate almak.
  • Gereksinimlerini karşılamak.
  • Tedarik etmek.
  • Gereklerini hazırlamak.
  • İhtiyaçlarını karşılamak.
  • Hazırlamak.
  • Gözönünde bulundurmak.
  • Sağlamak.
  • Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstlenmek.
  • İhtiyacını karşılamak.
  • Göz önünde bulundurmak.
  • Temin etmek.

Cater for ingilizcede ne demek, Cater for nerede nasıl kullanılır?

Cater : Temin etmek. Yemek sağlamak. Hitap etmek. Yiyecek tedarik etmek. Sağlamak. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Yiyecek içecek sağlamak. İhtiyacını karşılamak.

For : Süresince. Yönünden. Yerine. Dair. Bir takımyıldızın adı. -e karşı. Uğruna. Diye. Nedeniyle.

Cater for a banquet : Bir olay veya şölen için yiyecek ve hizmet sağlamak.

Cater cornered : Köşegen.

Cater cousin : Samimi arkadaş. (arkaik) kuzen. Sevgili arkadaş. Uzak bir akraba. Dördüncü derecede kuzen. Uzak akraba. Birinci derece akrabaların dışında kalan kuzen.

Cater to : Gereksinimi karşılamak. Dilekleri yerine getirmek. İhtiyacı karşılamak. Gereksinime cevap vermek. Birinin ihtiyacını karşılamak. Bir dediğini iki etmemek. Talebe cevap vermek. Arzuları tatmin etmek.

İngilizce Cater for Türkçe anlamı, Cater for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cater for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Insures : Sigorta ettirmek. Sigorta etmek. Sigorta olmak. Emin olmak. Sigorta yapmak. Sigortalamak. Sağlama almak. Garantiye almak.

Consults : Düşünmek. Danışmak. Görüş alışverişinde bulunmak. Sormak. Danışmanlık vermek. Danışmanlık etmek. Müracaat etmek. Bakmak. Akıl danışmak.

Take for : Addetmek. Sanmak. Saymak. Zannetmek. Akılda tutmak. Yanında götürmek.

Insure : Sağlama almak. Garantilemek. Sigorta yapanın olası herhangi bir zararı parayla karşılayacağına önceden güvence vermesi. Sigorta etmek. Sigortalamak. Sigorta olmak. Emin olmak.

Cater : Yemek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yiyecek tedarik etmek. Yiyecek içecek sağlamak. Hitap etmek.

Confect : Kurmak. Oluşturmak. İnşa etmek. Bileşik. Malzemelerden hazırlamak. Malzemeleri kullanarak hazırlamak. İmal etmek.

Debate : Danışmak. Müzakere. Münakaşa etmek. Çekişme. Açık oturum. Görüşme. Düşünüp taşınmak. Tartışmak. Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence. Çok düşünmek.

Catered : Yemek sağlamak. Yiyecek içecek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yiyecek tedarik etmek. Hitap etmek.

Kit out : Araç gereç temin etmek. Teçhizat temin etmek. Birine bir şey yapması için gereken giyim ve donanım sağlamak.

Accustoms : Alıştırmak.

Cater for synonyms : purveyed, bethink, deeming, balance, procures, allow, accommodated, provides, brew, accommodates, assure, accommodate, purveying, accoutring, consulted, provide, conceives, bear in mind, take into consideration, confecting, provide for, provided, assures, debates, consult, allowing for, arranges, debating, supply with, fill the bill, lay on, brace, furnishes.