Oratory türkçesi Oratory nedir

Oratory ile ilgili cümleler

English: Ali broke into a research laboratory.
Turkish: Ali zorla bir araştırma laboratuvarında girdi.

English: Go back to the laboratory.
Turkish: Laboratuvara geri gidin.

English: Enter the laboratory and press the emergency button.
Turkish: Laboratuvara girin ve acil durum düğmesine basın.

English: Broken test tubes, cracked beakers - the work of careless students in the laboratory.
Turkish: Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.

English: He works in the laboratory.
Turkish: O labaratuarda çalışır.

Oratory ingilizcede ne demek, Oratory nerede nasıl kullanılır?

Analytical laboratory : Tahlil laboratuvarı.

Bacteriological laboratory : Bakteriyolojik laboratuvar. Bakteri içeren bilimsel deneylerin yapıldığı laburatuvar.

Ballistic laboratory : Füze ve top atışlarıyla ilgili çalışmalar yapılan laboratuvar. Balistik laboratuvar.

Biology laboratory : Biyoloji laboratuvarı.

Chemistry laboratory : Kimya laboratuvarı. Kimyahane.

Exploratory talks : Ağız arama. İstikşafı görüşmeler.

Dental laboratory : Diş laboratuvarı. Dişçilik araştırmaları ve işleri yapılan yer.

 

Commemoratory : Tanıyan. Anısına olan. Ebedileştiren. Dikkate alan. Şerefine. Hatırasına olan.

Exploratory survey : Keşfedici inceleme.

Corroboratory : Tasdiksel. Onaylayan. Doğrulayıcı.

İngilizce Oratory Türkçe anlamı, Oratory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oratory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Addressing : Sesleniş. Adres belirle. Adresleme. Hitap. Hitaben. Ağ kaynaklarına ulaşım yöntemi (bilgisayar). Özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan ve adres ya da erişki denilen verinin fiziksel olarak oluşturulup bu amaçla kullanılması, örn. bir bellek sözcüğünün, bir yazmacın, bir çevre biriminin adreslenmesi.

Keynote address : Önemli konuşma (konferansta veya siyasi mitingde). Toplantı açılış konuşması. Konunun ana hatlarını açılışta belirtme. Asıl konu. Ana tema. Toplantıyı açış konuşması. Başlangıç konuşması. Ana temayı belirleyen konuşma. Açılış konuşması.

Valedictory : Veda konuşması. Veda.

Salutatory : Selam niteliğinde. Selamlayan.

Expressiveness : Güzel söz söyleme sanatı. Anlamlılık. Anlam doluluk. Dışavurumculuk. Etkileyicilik. Etkileyici veya inandırıcı olma özelliği. Duygu veya hislerin açıkça ifadesi.

Keynote speech : Asıl konu. Konunun ana hatlarını açılışta belirtme. Ana tema. Açış konuşması. Toplantı açılış konuşması.

Declamation : Konuşma sanatı. Heyecanlı konuşma. Bağırıp çağırma. Çatma. Tumturaklı konuşma. Ayta. Nutuk.

Eloquence : Uzdil. Çene. Hitabet veya anlatım gücü. Güzel konuşma. Konuşma sanatı. Etkili konuşma. Uzsözlülük. Güzel söz söyleme sanatı. Etkili konuşma sanatı.

 

Preachings : Küçük düşürücü. Vaaz. Öğüt verme. Vaaz verme.

Oratory synonyms : valedictory address, salutatory address, nominating speech, nominating address, salutatory oration, epideictic oratory, valedictory oration, speaking well, preaching, oratories, rhetorics, nomination, oratorical, rhetorical, rhetoric, sharp tongue, oration, speech, facundity, address, declamations, stump speech, valediction, elocution.

Oratory ingilizce tanımı, definition of Oratory

Oratory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The art of an orator. A place of orisons, or prayer. The exercise of rhetorical skill in oral discourse. Eloquence. Especially, a chapel or small room set apart for private devotions. The art of public speaking in an eloquent or effective manner.