Ortalı nedir, Ortalı ne demek
Ortalı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Ortalı" ile ilgili cümle
- "Beş ortalı defter."
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Şırnak kenti, Beytüşşebap belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Ortalı ile ilgili Cümleler
- Ortalığı batırıyorsun.
- Ortalık vahşileşmek üzere.
- Ortalık yangın yerine döndü.
- Planın sadece ortalığı karıştırmaktan başka bir işe yaramayacak.
- Ortalık karıştı!
- Sendikanın liderleri, daha yüksek ücret için ortalığı karıştırıyorlardı.
- Bir beklenti hissi ortalıkta dolaşıyor.
- Sanırım Mustafa ortalığı karıştırmak için geldi.
- Ormanda ortalık tekrar sessiz oldu.
- Ortalığı düzene sokmaya çalışıyoruz.
- Hiç ortalıklarda görünmüyorsun.
- Gün ışığı ortalığı aydınlatır, acılar da ruhu.
- Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.
- Ortalıklarda yoktun.
Ortalı tanımı, anlamı:
Orta : Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Yeniçeri Ocağında tabur. Ne uzun ne kısa, midi. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Orantı. İyi ile kötü arasındaki durum. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm.
Ortalığı birbirine katmak : Kargaşa çıkarmak.
Ortalığı götürmek : Kaplamak.
Ortalığı gürültüye vermek : Gereksiz bir telaşa düşürmek.
Ortalığı kırıp geçirmek : Çok kızarak çevresindekilere bağırıp çağırmak. herkesi heyecana sürüklemek.
Ortalık : Yeryüzünün görünen bölümü, çevre, etraf. Soyut anlamda yaşanan ortam. İçinde bulunulan, yaşanılan ev, oda vb. yer. Bulunulan yer, çevre.
Ortalık ağarmak : Sabah olmaya başlamak.
Ortalık düzelmek : Toplum içindeki karışıklık yok olmak, tedirginlik kalmamak, maddi durum düzelmek.
Ortalık kararmak : Akşam olmak.
Ortalık karışmak : Toplumda veya devletler arasında düzensizlik baş göstermek.
Ortalık sütliman olmak : Sakinleşmek, durulmak.
Ortalık yatışmak : Toplum içindeki düzensizlik ve kargaşa sona erip düzenli yaşayış yeniden başlamak.
Ortalık yer : Göz önünde olan, açıklık alan.
Ortalıkçı : Lokanta, gazino, pastane vb. yerlerde ayak işlerine bakan kimse.
Ortalıkta : Göz önünde, meydanda.
Dımdızlak ortalıkta bırakmak : Her türlü varlıktan, olanaktan mahrum kılmak, yokluğa mecbur etmek.
Ortalı değerli : Frekansı genellikle 200Hz ve 1300Hz arası olarak kabul edilen, orta frekanslı ses.
Ortalıca : Kastamonu ilinde, Tosya belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Ortalıh : Ortalık Etraf Etraf; çevre [Bakınız: ortalık]
Ortalık ağrısı : Bulaşıcı hastalık.
Ortalık kızartması : Davarın ön ve arka bacakları arasındaki kaburga kemiklerinin bulunduğu bölüm, suda haşlandıktan sonra ateşte, sac altında pişirilerek yapılan kızartma.
Ortalıktekerleği : Çam ağacından tek parça olarak yapılmış, çevresi demir çemberli tekerlek.


Bu kısımda Ortalı nedir? Ortalı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ortalı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ortalı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.