Orthogonal türkçesi Orthogonal nedir

  • Dikey.
  • Üç-boyutlu yerlem eksenleri gibi, birbirine dik olan.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Ortogonal.
  • Dik açılı.
  • Dikgen.
  • Dik.
  • Birbirine dik.

Orthogonal ingilizcede ne demek, Orthogonal nerede nasıl kullanılır?

Orthogonal base : Dikey taban.

Orthogonal circles : Dikey çemberler.

Orthogonal complement : Dikgen tümler. Dikey tümleyen.

Orthogonal coordinates : Dikgen konaçlar. Dikgen koordinat.

Orthogonal decomposition : Dikgen çözüşüm.

Orthogonal functions : Dikey işlevler. Dikey fonksiyonlar. Ortogonal fonksiyonlar. Dikgen fonksiyonlar.

Orthogonal group : Dikey öbek. Dikey grup.

Orthogonal function : Dikgen işlev. Dikey fonksiyon.

Orthogonal effects : Dikeysel etkiler.

Orthogonal deviations : Dikeysel sapmalar.

İngilizce Orthogonal Türkçe anlamı, Orthogonal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orthogonal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apeak : Apiko. Apik. Sarp. Dikey olarak. Apike.

Endwise : Ucu öne doğru. Dik olarak. Dikine. Uç uca.

Righter : Sağ. Düzenli. Doğru. Düz. En uygun. Dürüst. Dik (açı). Yasal (mirasçı). Haklı.

Absorption edge : Soğurum kenarı. Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

 

Endways : Uzunluğuna. Ucu öne doğru. Ucu ileriye doğru. Uç uca. Dikine. Dik olarak.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği. Ses soğurganlığı.

Abrupt : Pürüzlü. Terbiyesiz. Sürmek. Kesik. Ansız. Tutarsız. Birdenbire oluveren. Baş aşağı. Beklenmedik. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı).

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. On amper. Saltık ampere. On amperlik çıngı cereyan birimi. 10 amper birim. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi.

Absorptivity : Soğurma katsayısı. Yutma katsayısı. Yutuculuk. Emebilirlik. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurabilirlik. Emicilik. Emme kapasitesi.

Sheer : Düpedüz. Tam. Dimdik. Büsbütün. Rotadan sapmak. Halis. Yolundan sapmak. Şeffaf. Sapmak.

Orthogonal synonyms : barranco, erect, unrelated, absorption band, fixed, upended, arduous, absolute units, absolute concentration, right angled, bold, plumbous, sheers, ordinate, abcoulomb, absorption loss, hornier, bolder, absolute magnitude, erectus, vertically, accumulation coefficient, portrait, uprights, absorptiometer, absolute zero, barranca, abnormal reflection, bolding, vertical, endlong, acoustic feedback, rectangular.

Orthogonal zıt anlamlı kelimeler, Orthogonal kelime anlamı

Related : Akraba. Bağlı. İlişkin. Benzeyen (ona). İlgili. Bağlantılı. İlişkili. Karşılık gelen. İlintili.

Oblique : Yatık. Meyletmek. Meyilli. Dolambaçlı. Eğri. Sallanma. Eğik. Eğilim. Dolaylı. Eğik, eğimli.

Parallel : Yakın. Okşar. Paralel. Paralel olmak. Benzemek. Örnek. Seki. Bir düzlemde kesişmeden ilerleyen, iki ya da daha çok sayıdaki doğruların ya da ışınların özelliği. Her iki yarımyuvarda eşleğe koşut olarak, geçtikleri düşünülen ve çevre uzunlukları giderek kısalıp, eksenucunda noktaya dönüşen çemberlerden her biri. Benzetmek.

 

Orthogonal ingilizce tanımı, definition of Orthogonal

Orthogonal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an orthogonal intersection of one curve with another. Right-angled. Rectangular.