Ossifying türkçesi Ossifying nedir

Ossifying ingilizcede ne demek, Ossifying nerede nasıl kullanılır?

Fibromatous and ossifying epulis : Fibromatöz ve ossifiye epulis. Dişin etrafındaki dokulardan gelişen, belirgin miktarda kemiksi doku, semen ve dentin içeren kemiğe yayılmayan tek veya çok sayıda tümör.

Ossify : Osifiye. Kemikleştirmek. Kemikleşmek. Katılaşmak. Katılaştırmak.

Ossiferous : Kemik içeren.

Ossificatio endochondrialis : Endokondral kemikleşme. Uzun ve kısa kemiklerin oluşumunda bu kemiklerin oluşacakları yerlerde önce hiyalin kıkırdaktan bir yapının ortaya çıkması ve sonradan bu kıkırdak yapının yerini kemik dokusunun alması.

Ossificatio perichondrialis : Perikondral kemikleşme. Endokondral kemikleşmede kıkırdak modelin dışını çevreleyen perikondriyumun yardımıyla ortaya çıkan kemikleşme.

Ossification : Kemikleştirme. Osifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. osifikasyon. Taşlaşma. Ossifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Katılaştırma. Sertleştirme. Katılaşma. Kemikleşme.

Ectopic ossification : Anormal yerleşimli kemik oluşumu. Ektopik kemikleşme.

Enchondral ossification : Önce kıkırdak dokusu oluşması, sonra mineralizasyonu ve daha sonra da kemikle yer değiştirmesi biçiminde olan kemikleşme süreci. Endokondral kemikleşme.

 

Defective ossification : Embriyonel kıkırdak dokusunun normal kemikleşmesinin hatalı olması, disosteogenezis, disostozis. Kusurlu kemikleşme.

Ossified : Osifiye. Kemikleşmiş. Katılaşmış.

İngilizce Ossifying Türkçe anlamı, Ossifying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ossifying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consolidate : Pekişmek. Pekiştirmek. Güçlenmek. Sağlamlaşmak. Vadesini uzatmak. Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak. Birleşmek. Takviye etmek. Toplamak.

Harden : Duygusuzlaştırmak. Artmak. Pekleşmek. Pekişmek. Kapılmak. Duygusuzlaşmak. Katı olmak. Katılaşmak. Acımasızlaşmak. Donmak (çimento).

Ossify : Osifiye. Katılaşmak.

Deadened : Duygusuzlaştırmak. Kesmek. Donuklaştırmak. Hafifletmek. Matlaştırmak. Azaltmak.

Fixate : Tesbit etmek. Yapıştırmak. Takmak. Gözlerini dikmek. Bağlamak. Sabitleştirmek.

Deadens : Kesmek. Uyuşturmak. Donuklaştırmak. Körletmek. Azaltmak. Köreltmek. Duygusuzlaştırmak. Parlaklığını gidermek. Yok etmek.

Congeal : Bir katıyı dondurmak. Bir sıvıyı dondurmak. Buz kesilmek. Pıhtılaşmak. Katılaşmak. Pıhtılaştırmak. Donmak. Dondurmak. Dondurmak (bir katıyı).

Firm up : Aydınlatmak. Sağlamlaştırmak. Sertleştirmek. Daha sağlam ve sıkı olmasına sebep olmak. Yerleşmek. Daha sıkı olmak. Kesinleştirmek. Sabit kılmak. Egzersiz yolu ile güçlendirmek veya şekillendirmek (ör. bir kas veya vücudun bir parçası).

Consolidates : Sağlamlaşmak. Toplamak. Sağlamlaştırmak. Güçlenmek. Birleştirmek. Takviye etmek. Vadesini uzatmak. Pekiştirmek.

 

Concreting : Betonla kaplamak. Bütünleşmek. Katılaşmak. Beton iş. Betonlama. Beton dökme. Somutlaşmak. Somutlaştırmak.

Ossifying synonyms : fixates, ossifies, fixating, deaden, concreted, concrete, concretes, congeals.

Ossifying ingilizce tanımı, definition of Ossifying

Ossifying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Becoming bone. As, the ossifying process. Changing into bone.