Ottoman türkçesi Ottoman nedir

  • Osmanlılara ait.
  • Divan.
  • Otoman (kumaş).
  • Otoman.
  • Koltuklu sedir.
  • Ayak iskemlesi.
  • Osmanlı.
  • Sedir.
  • Kanepe.

Ottoman ile ilgili cümleler

English: Jews fled the Spanish Inquisition and took shelter in Ottoman Empire in the fifteenth century.
Turkish: Yahudiler, İspanyol Engizisyonundan kaçtılar ve onbeşinci asırda Osmanlı İmparatorluğu'na sığındılar.

English: I can speak Ottoman.
Turkish: Ben Osmanlıca konuşabilirim.

English: In the sixteenth century Ottoman Turks attempted to construct a canal in Egypt to unite Mediterranean Sea and Red Sea.
Turkish: On altıncı yüzyılda Osmanlı Türkleri Akdeniz ve Kızıldeniz'i birleştirmek için Mısır'da bir kanal inşa etmeye teşebbüs ettiler.

English: Albania gained its independence from Ottoman State in 1912.
Turkish: Arnavutluk 1912'de Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazandı.

English: Turkey is the heir of Ottoman Empire.
Turkish: Türkiye, Osmanlı Devleti'nin mirasçısıdır.

Ottoman ingilizcede ne demek, Ottoman nerede nasıl kullanılır?

Ottoman bank : Osmanlı bankası. 1856 yılında ingiliz sermayesiyle istanbul’da kurulan ottoman bank’ın, 1863 yılında fransız sermayesinin katılımı sonucu bank-ı osmani-i şahane’ye dönüşmesiyle, osmanlı imparatorluğu'nda merkez bankası olarak etkinlikte bulunan ve türkiye cumhuriyeti merkez bankasının kuruluşuyla birlikte bu işlevini yitiren ve 2001 yılında garanti bankasının bünyesine katılarak varlığı sona eren banka.

 

Ottoman empire : Osmanlı imparatorluğu. Osmanlı devleti.

Ottoman public dept administration : Düyun-u umumiye idaresi. Osmanlı devleti'nin 1854 yılından itibaren almaya başladığı dış borçların anapara ve faizleriyle birlikte ödenebilmesi için 1881 yılında muharrem kararnamesi ile rüsumu sitte idaresinin yönetiminde olan iç borçları da kapsayacak biçimde genişletilen ve kurtuluş savaşı yıllarında gelirlerine el konulan kurum.

The ottoman porte : Bab-ı ali.

Traditional taxes in ottoman tax system : Osmanlı imparatorluğu vergi sisteminde, her bölgenin kendi gelenek ve göreneklerine göre farklı biçimlerde alınan vergiler. Örfi vergiler.

Alignbottom : Altahizala.

Be at rock bottom : Morali çok bozuk olmak.

Pharmacopee militari ottomane : Türkiye’de ilk kodeks olarak kabul edilen, 1844 yılında dr. a. bernard tarafından hazırlanan ve 161 sayfadan ibaret kitap. Osmanlı askeri farmakopesi.

At the bottom of : -arkasında. -altında. -en altında. En düşük noktasında. -dibinde.

Bell bottomed : İspanyol paça.

İngilizce Ottoman Türkçe anlamı, Ottoman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ottoman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divans : Büyük meclis. Salon. Şairin tüm şiirleri. Tütün ve kahve içilen oda. Meclis.

Ottomans : Osmanlılar. Puf.

Pouffe : Bukle. Puf. Bkz.pouf. Nonoş. Küçük oturak. Lüle. Elbisenin kabarık yeri. Top.

Footrest : Ayak dayayacak yer. Tabure.

 

Chesterfield : İçten düğmeli bir tür palto. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Uzun palto. Kanape. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Davenport : Washington eyaletinde şehir. Sapkın. Yazı masası. Çekyat. Küçük süslü yazı masası. Kuzey dakota eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Councils : Konsey. Meclis. Yönetim kurulu. Kurul.

Cedar : Sedir ağacı. Kozaklılardan, kerestesi gitar kasası üst tahtası olarak kullanılan tonu sıcak karakterli hafif bir ağaç. Kansas eyaletinde şehir. Dağ selvisi. Dağservisi.

Settees : Şezlong.

Canape : Kokteyllerde sunulan minik sandviç. (kokteylde sunulan) minik sandviç. Kanape.

Ottoman synonyms : lounge, chesterfields, sociables, settee, lounges, dewan, canapes, cedars, sofa, davenports, hassock, footrests, bench, couches, sociable, lebanon cedar, seat, footboards, puff, footstool, day bed, footstools, couch, squab, pouf, council, divan, sofa bed, squabs.

Ottoman ingilizce tanımı, definition of Ottoman

Ottoman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A Turk. As, the Ottoman power or empire. Of or pertaining to the Turks.