Pouffe türkçesi Pouffe nedir

  • Küçük oturak.
  • Nonoş.
  • Bukle.
  • Bkz.pouf.
  • Elbisenin kabarık yeri.
  • Puf.
  • Top.
  • Lüle.

Pouffe ingilizcede ne demek, Pouffe nerede nasıl kullanılır?

Pouffes : Top. Puf. Küçük oturak. Bukle. Nonoş. Elbisenin kabarık yeri. Lüle.

Pouff : Puf.

Pouffs : Puf.

Pouf : Bukle. İbne. Elbisenin kabarık yeri. Nonoş. Top. Yumuşak oturak. Lüle. Puf.

Poufs : Nonoş. Top. Elbisenin kabarık yeri. Bukle. İbne. Yumuşak oturak. Lüle. Puf.

Poulterer : Kümes hayvanlarını yetiştirip satan kimse. Tavukçu. Kümes hayvanlarının etini satan kasap.

Poultice : Yara lapası. Lapa. Lapa koymak.

Pouldron : Omuz zırhı. Omuzluk.

Poudre : Toz. Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli maddelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi, powder, pudra, pulvis. genellikle tanelerin temizlenmeleri veya öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince, pülverize durumdaki kuru parçacıklar. Pudra. Pulvis.

Poult : Palaz. Piliç. Hindi palazı. Hindi civcivi.

İngilizce Pouffe Türkçe anlamı, Pouffe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pouffe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frizzlers : Saçı kıvıran kimse. Kıvrılmak. Kreplemek. Kıvırmak. Lüleler yapan kimse. (saç) kıvırmak. Kıvrım. Bukle olmak.

 

Poof : Hop veya puf diye. Birdenbire (ortadan kaybolmak veya yok olma). Homoseksüel. Eşcinsel erkek. Hkr. İbne. Şorolo.

Artillery : Topçu. Topçuluk. Ağır silah. Toplar. Ağır silahlar. Ağır silahlar (top gibi). Topçu sınıfı. Topçu birliği.

Curl : Bukle yapmak. Ondüle yapmak. Dönerek veya kıvrılarak hareket etmek. Kıvırmak. Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç. Kıvırcık olmak. Dolanıl. Kıvrılmak. Bükmek.

Homosexuals : İbne. Gey. Eşcinsel. Homo. Homoseksüel. Erkek homoseksüel.

Cannon : Bombardıman etmek. Çarpmak. Bombardıman silahı. Mil. Karambol (bilardo). Karambol bilardo. Borbardıman etmek. Hızla vurmak. Çarpışmak.

Homosexual : Erkek homoseksüel. Aynı cinsiyetle ilgili olan. aynı cinsiyetteki kimseye karşı cinsel ilgi duyan kişi, homoseksüel. Eşcinsel. Homo. Homoseksüel. İbne. Gey.

Poufs : Yumuşak oturak. İbne.

Fruit : İbne (argo sözcük). Ürün. Homoseksüel. Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. Ahbap. Meyvelenmek. Meyve. Yayar. Döl. Kar.

Pouffe synonyms : pouffes, tresses, tuffets, cannonball, frizzed, lovelock, nances, hanking, puff, seat, hocker, ringlet, hanks, fruits, faggots, ottomans, cannonballs, nancy, frizzle, frizzler, nelly, poofter, pouf, hank, gays, congeries, bolus, hassocks, ball, hockers, lock, cannoned, nance.