Poufs türkçesi Poufs nedir

Poufs ingilizcede ne demek, Poufs nerede nasıl kullanılır?

Pouf : Elbisenin kabarık yeri. İbne. Bukle. Yumuşak oturak. Nonoş. Lüle. Puf. Top.

Pouff : Puf.

Pouffe : Küçük oturak. Elbisenin kabarık yeri. Puf. Lüle. Top. Nonoş. Bukle. Bkz.pouf.

Pouffes : Küçük oturak. Puf. Lüle. Bukle. Elbisenin kabarık yeri. Nonoş. Top.

Pouffs : Puf.

Poultice plant : Yakı otu. Papatyagiller (compositae) familyasından, yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen, tüylü ve sarı çiçekli, köklerinden siyah renkli sakız elde edilen, scorzonera latifolia, s.rigida, s.sosnowskyi türlerine verilen genel ad. yakı sakızı.

Pouches : Torba. Avurt. Torbalanmak. Torbacık. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Gözaltı torbası. Yutmak. Para kesesi. Poş. Cebe indirmek.

Pouldron : Omuzluk. Omuz zırhı.

Pouching : Cebe indirmek. Torbalanmak. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Kese. Torbacık. Poş. Torba gibi olmak. Para kesesi. Yutmak. Torba.

Poulterer : Tavukçu. Kümes hayvanlarını yetiştirip satan kimse. Kümes hayvanlarının etini satan kasap.

İngilizce Poufs Türkçe anlamı, Poufs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poufs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ball : Top mermisi. Misket. Yumak. Tenis, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır. Balo yapmak. Yuvar. Alantopu. Fişek atmak. Top yapmak. Küre.

Benders : Kıvırıcı. İğici. Bükme aygıtı. Homo. Alem. Cümbüş. Bükücü.

Fag : Yormak. Angarya. Bitmek. Uğraşmak. Yorulmak. Yorgunluk. Canı çıkmak. Cıgara. Sigara.

Congeries : Yığın. Küme.

Hassock : Ot öbeği. Küçük oturak. Diz yastığı (kilise). Sık çimen parçası. Ayak dayayacak minder. Diz yastığı.

Hank : Çember. Gargari halkası. Çengel. Yün çilesi. Yelken dikmekte kullanılan ip. Halka. Demet. İpek çilesi. Çile. İstralya halatı.

Seat : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yer. Almak (salon). Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Yerine oturtmak. Oturtmak. Yuvasına oturtmak. İskemle. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.

Bender : İğici. Bükme aygıtı. Cümbüş. Alem. Bükücü. Kıvırıcı. Homo.

Hocker : Tabure.

Gay man : Neşeli adam. Keyifli adam. Mutlu erkek. Homoseksüel. Başka erkelere ilgi duyan erkek. Homoseksüel erkek. Eşcinsel erkek.

Poufs synonyms : shirtlifter, poove, ottomans, duke, artillery, catamites, frizzle, frizz, gay, cannons, homosexual, fairy, hanks, hockers, frizzed, cannonballing, nancy, nelly, bali, hassocks, frizzlers, bolus, asshole, nances, fruits, cannonballs, mincer, faggots, hanking, nellie, pouff, pouffs, lovelock.