Pouff türkçesi Pouff nedir
- Puf.
Pouff ingilizcede ne demek, Pouff nerede nasıl kullanılır?
Pouffe : Elbisenin kabarık yeri. Küçük oturak. Lüle. Puf. Bukle. Nonoş. Top. Bkz.pouf.
Pouffes : Elbisenin kabarık yeri. Top. Bukle. Puf. Lüle. Nonoş. Küçük oturak.
Pouffs : Puf.
Pouf : Yumuşak oturak. Puf. İbne. Top. Lüle. Nonoş. Bukle. Elbisenin kabarık yeri.
Poufs : Yumuşak oturak. Elbisenin kabarık yeri. İbne. Bukle. Lüle. Nonoş. Top. Puf.
Pouldron : Omuzluk. Omuz zırhı.
Poultice : Yara lapası. Lapa. Lapa koymak.
Pouching : Torbacık. Cebe indirmek. Kese. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Avurt. Torba. Poş. Para kesesi. Yutmak. Torbalanmak.
Poult : Palaz. Hindi palazı. Piliç. Hindi civcivi.
Pouch : Poş. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. cep. Avurt. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Torbalanmak. Torbacık. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Para kesesi. Yutmak. Torba.
İngilizce Pouff Türkçe anlamı, Pouff eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pouff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inspire : İlham almak. Telkinde bulunmak. Aşılamak. İçine çekmek. Yaymak. Soluk almak. Uyandırmak. Canlandırmak. Sebep olmak. İlham vermek.
Gasp : Soluğu kesilmek. Nefesini tutmak. Soluyarak konuşmak. Nefesi daralmak. Nefes nefese kalmak. Soluk soluğa kalmak. İç çekmak. Zorlukla solumak. Nefesini tutup beklemek. Nefesi kesilmek.
Hassock : Ot öbeği. Ayak dayayacak minder. Diz yastığı. Küçük oturak. Sık çimen parçası. Diz yastığı (kilise).
Pant : Hızla atmak. Nefes nefese kalmak. Soluma. Hızlı hızlı solumak. Şiddetle çarpmak (kalp). Sık sık nefes almak. Nefes nefese söylemek. Hasret kalmak. Özlemek. Solumak.
Pouf : Elbisenin kabarık yeri. Top. Bukle. Yumuşak oturak. İbne. Nonoş. Lüle.
Drag : Geri zekalı tip. Tırmık. Çekmek. Sürüklenmek. Atlı araba. Sürüklemek. Ağırdan almak. Bir nesne ile ağdalı bir akışkan, bağıl devinim içinde bulunduğunda nesnenin devinime karşı gösterdiği direnim. Kızak. Zahmetli şey.
Breathe in : Can kulağıyla dinlemek. Nefesi içine çekmek. Ciğerlere hava çekmek. Can kulağı ile dinlemek. Nefes almak. Solumak. Soluk almak.
Pouffe : Lüle. Bkz.pouf. Bukle. Elbisenin kabarık yeri. Top. Küçük oturak. Nonoş.
Smoke : Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. İs yapmak. Dumana tutmak. Tütsülemek. Tütmek. Duman tütmek. Duman. Sislemek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Tüttürmek.
Pouff synonyms : pouffs, draw, ottomans, blow, heave, hocker, inhale, hassocks, poufs, hockers, pouffes.
Pouff zıt anlamlı kelimeler, Pouff kelime anlamı
Exhale : Yaymak. Oh çekmek. Nefes vermek. Çıkarmak (koku). Buhar çıkarmak. (gaz vb) salmak. Çıkarmak. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). (nefes) alıp vermek. Soluk vermek.
Plain : Ova. Yalın bir dille. Düzlük. Düz. (sürekli) şikayet etmek. Sade bir biçimde. Süssüz. Sade. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Açıklık.

Bu kısımda Pouff kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pouff ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pouff anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pouff ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.