Out loud türkçesi Out loud nedir

  • Duyulacak bir şekilde.
  • Sesli.
  • Yüksek sesle.

Out loud ile ilgili cümleler

English: Ali read poem out loud.
Turkish: Ali şiiri sesli okudu.

English: Ali read it out loud.
Turkish: Ali onu sesli okudu.

English: Do you want me to read this out loud to you?
Turkish: Bunu sana yüksek sesle okumamı ister misin?

English: Ali nearly laughed out loud.
Turkish: Ali neredeyse yüksek sesle kahkaha atacaktı.

English: Ali couldn't help but laugh out loud.
Turkish: Ali yüksek sesle gülmekten kendini alamadı.

Out loud ingilizcede ne demek, Out loud nerede nasıl kullanılır?

Out : Dışarıda. Dışarı çıkarmak. Ortaya çıkmak. Nakavt etmek. Çıkış. Çıkarmak. Yanmak. Kovmak. Dışarı atmak. Dışarı.

Loud : Yüksek sesle. Abartılı. Gürültüyle. Patırtılı. Cırtlak. Sesli. Gürültülü. Yüksek sesli. Be.yüksek sesle. Yüksek.

For crying out loud : Tanrı aşkına. Canına yandığımın.

Giggling out loud : İşitilebilecek şekilde gülmek. Kıkır kıkır gülmek. Kahkahayla gülmek.

Laughing out loud : Kahkahalarla gülme. Yüksek sesle gülme.

Out and out : Son derece. Komple. Tam. Su katılmadık. Bütünlükle. Başlıbaşına. Tamamen.

Out and about : Ayaklanmış. Ayağa kalkacak kadar iyileşmiş. İyileşmekte. İyileşme yolunda. Hastalıktan kalkmış. İyileşmiş.

 

İngilizce Out loud Türkçe anlamı, Out loud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out loud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Audibly : İşitilebilir bir şekilde. İşitilebilecek şekilde. Duyulabilir bir şekilde.

Loud : Parlak. Gürültülü. Abartılı. Yüksek. Kaba. Cırtlak. Yüksek sesli. Yüksek (ses).

Noisier : Göze batan. Yaygaracı. Gürültülü. Rahatsız edici. Daha gürültülü. Patırtılı. Gürültücü.

Noisy : Şamatacı. Patırtılı. Gürültücü. Rahatsız edici. Gürültülü. Göze batan. Farfara. Velveleci. Yaygaracı.

Altisonant : Gürültülü. İddialı. Tumturaklı. Gösterişli.

Unquiet : Çalkantılı. Kargaşalı. Gürültülü. Muzdarip. Sessiz olmayan. Huzursuz. Rahatsız. Meraklı.

Aloud : Bağırarak.

Audibles : Duyulur. Duyulabilir. İşitilir. Akustik. İşitilebilir.

Clamorously : Gürültücü şamatacı bir şekilde. Yapışkan halde. Gürültülü bir şekilde. Bağırıp çağıran bir tarzda. Israrlı bir biçime.

Clangorously : Gürültücü şamatacı bir şekilde. Gürültülü bir şekilde. Çınlayarak. Gürültüyle. Yüksek çınlayan bir sesle. Şakırtılı olarak. Bağırıp çağıran bir tarzda.

Out loud synonyms : acoustic, sonant, obstreperously, declamatory, sonorous, sonants, blatantly, roisterous, audible, noisiest, sounding, loudly, boisterously, phonic, soniferous.