Out of danger türkçesi Out of danger nedir

  • İyileşmiş.
  • Tehlikeden çıkmış.
  • Herhangi bir tehlikenin kalmaması.
  • Tehlikeden uzak.
  • Tehlikesiz.
  • Tehlikeyi atlatmış.

Out of danger ile ilgili cümleler

English: We're not out of danger yet.
Turkish: Henüz tehlikeyi atlatmış değiliz.

English: The patient is out of danger now.
Turkish: Hasta şimdi tehlikeyi atlattı.

English: In difficult times like these, no ordinary degree of effort will get our company out of danger.
Turkish: Böyle zor zamanlarda girişimin hiçbir sıradan derecesi şirketi tehlikeden uzak tutmayacaktır.

English: She is out of danger.
Turkish: O tehlikede değil.

English: I think we're out of danger.
Turkish: Sanırım tehlikeyi atlattık.

Out of danger ingilizcede ne demek, Out of danger nerede nasıl kullanılır?

Out : Nakavt etmek. Dışarı. Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak. Kendini belli etmek. Dışarıda. Yanmak. Ortaya çıkmak. Bayılmak. Çıkış.

Of : -li. Li. Den. -in. -nin. -nın. Yüzünden. Nin. Hakkında. İle ilgili.

Danger : Tehlike. Tehlikeli. Çekince. Risk. Korku. Varta. Tehdit.

Out of : Dışına. -siz. -sız. -dan. -den yapılmış. Dışında. -den dışarı. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). -den uzak. Arasından.

Out of action : Sakatlanmış. Çalışmaz halde. Kullanılmaz halde. Saf dışı (oyuncu veya asker). Kullanımdan çıkarılmış. Kullanım dışı. İşlemeyecek hale gelmiş.

 

Out of band signaling : Bantdışı imleşim.

Out of control : Kendini kaybetmiş (öfkeden). Çığrından çıkmış. Ele avuca sığmaz. Kontrolden çıkmış. Zaptedilemez. Kontrolden çıkmış olmak. Denetim dışı. Kontrol edilemeyen. Kontrol edilemez.

Out of buffers : Arabellek bitti. Arabellek yetersiz.

Out of commission : Hizmet dışı. Kullanılmaz durumda. Kötü durumda. Görev yapamaz durumda. Çalışamaz durumda. Bozuk.

Out of balance : Düzensiz. Balanssız. Dengesiz. Denksiz.

İngilizce Out of danger Türkçe anlamı, Out of danger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out of danger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reformed : Düzelmiş. Düzeltilmiş. Protestan. İyileştirilmiş. Geliştirilen. Islah olmuş.

Above water : Risksiz. Sıkıntıdan uzak. Rahat. Suyun yüzeyinin üstünde.

Benign : Mülayim. Merhametli. Yumuşak (hava). İyi huylu. Bereketli (toprak). İyi kalpli. İyicil (tümör). İyicil. Selim.

Safe : Emniyetli. Güvenilir. Emin ellerde. Güvenlikte. Değerli belgelerle yine dağerli nesnelerin koruyum ve saklanılması sağlanılmak üzere bankalarca kişilere kiralanan küçük kasalar. Atlatmış. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sağlam. Önemli.

Uncritical : Yorum yapmayan. Kritik olmayan. Tenkit etmeyen. Eleştirmeyen. Değerlendirici olmayan. Eleştirici olmayan.

Riskless : Risksiz.

Hazardless : Tehlike olmaması.

Innocuous : Masum. Zararsız. İncitmeyen.

Safer : Güvenli. Daha emniyetli. Sağlam. Muhakkak. Güvencede. Korkusuz. Emin ellerde. Kesin. Emniyetli.

Out of danger synonyms : dangerless, healed, out and about, benignant, on foot, safest, safe from, nonhazardous, cicatriced, in the clear, inoffensive, unharmful, improved.