Out with you türkçesi Out with you nedir

  • Çık dışarı!.

Out with you ile ilgili cümleler

English: I should be studying French, but it's more fun hanging out with you guys.
Turkish: Fransızca çalışıyor olmalıyım ama siz arkadaşlarla takılmak daha eğlenceli.

English: Ali wouldn't go out with you.
Turkish: Ali seninle çıkmazdı.

English: I'd love to hang out with you this weekend.
Turkish: Bu hafta sonu seninle takılmak isterim.

English: Come out with your hands up.
Turkish: Ellerin yukarıda dışarı çık.

English: All I want to do is hang out with you guys.
Turkish: Tüm yapmak istediğim siz çocuklarla takılmak.

Out with you ingilizcede ne demek, Out with you nerede nasıl kullanılır?

Out : Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Yanmak. Dışarı. Bayılmak. Kovmak. Çıkarmak. Çıkış. Kendini belli etmek.

With : Li. Canlı. Yanına. İle beraber. Nedeniyle. -lı. Birlikte. -e karşın. Sayesinde. İle.

You : Genellemelerde kullanılır. Sizler. Sana. Size. Sizi. Seni. Sen. Siz.

Came out with nothing : Malsız mülksüz ortada bırakma.

Come out with : İtiraf etmek. Reklamını yapmak. Konuşmak. Halka duyurmak. Ağızdan kaçırmak. Kabul etmek. Söze dökmek. Satışa çıkarmak. Dile getirmek (örneğin, “ o her zaman gerçeği dile getirmeği becerir”).

With young : Yavrulu. Gebe. Hamile.

 

Hang out with : Biriyle beraber vakit geçirmek. İle takılmak. Beraber takılmak. Biriyle takılmak. Biriyle görüşmek. Biriyle zaman geçirmek. Biriyle beraber takılmak.

Have it out with somebody : İlişkisi bitmek.

Went out with her : Onunla çıktı. Onun erkek arkadaşıydı. Onunla zaman geçirdi.

Have it out with : Tartışmak.