Come out with türkçesi Come out with nedir

  • Halka duyurmak.
  • Reklamını yapmak.
  • Konuşmak.
  • İtiraf etmek.
  • Dile getirmek (örneğin, “ o her zaman gerçeği dile getirmeği becerir”).
  • Kabul etmek.
  • Ağızdan kaçırmak.
  • Söze dökmek.
  • Satışa çıkarmak.

Come out with ile ilgili cümleler

English: My friend recommended that I shouldn't buy an iPad yet, but to wait until I see what Apple's competitors come out with.
Turkish: Arkadaşım henüz bir iPad almamam gerektiğini fakat Apple'ın rakiplerinin ne konuşacaklarını görünceye kadar beklememi tavsiye etti.

English: You should come out with us.
Turkish: Bizimle çıkmalısın.

English: Come out with your hands up.
Turkish: Ellerin yukarıda dışarı çık.

English: Would you like to come out with me?
Turkish: Benimle dışarı gelmek ister misin?

English: Why don't you come out with us tonight?
Turkish: Neden bu gece bizimle birlikte dışarı çıkmıyorsun?

Come out with ingilizcede ne demek, Come out with nerede nasıl kullanılır?

Out : Dışarıda. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Nakavt etmek. Yanmak. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Çıkış. Dışarı çıkarmak. Bayılmak.

With : İle beraber. Beraber. -e karşın. Nedeniyle. Beraberinde. Canlı. Sayesinde. Li. İle ilgili. -lı.

Come out : Yayınlanmak. Yayımlanmak (yayın). Ortaya çıkmak. Anlaşılmak. Görünmek. Çıkmak (leke). Sunulmak. Belirmek. Ayyuka çıkmak. Sonuçlanmak.

 

Come out against : Karşı çıkmak.

Come out into the open : (gizlendiği yerden) açığa çıkmak.

Come out on top : Kendinin üstünlüğünü kanıtlamak. Zirveye tırmanmak. Üstün gelmek. Zirveye çıkmak.

Come outside : Vajinanın dışına püskürtme. Dışarı boşalma. Vajinadan dışarı fırlama.

Out with you : Çık dışarı!.

Come out of the closet : Eşcinsel olduğunu söylemek. Sırrını açığa vurmak. Eşcinselliğini itiraf etmek. Eşcinsel olduğunu itiraf etmek. Utançtan veya mahcubiyetten dolayı bir sırrını gizlemekten vazgeçerek ifşa etmek. Eşcinsel olduğunu bildirmek. İtiraf veya ifşa etmek.

Fall out with : Kapışmak. Atışmak. Arası açılmak. Bozuşmak. Külahları değişmek. Papaz olmak. Kavga etmek. Birbirine girme. Birbirine girmek.

İngilizce Come out with Türkçe anlamı, Come out with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come out with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Release : Kurtuluş. Bırakma. Davadan vazgeçme. Azat. Piyasaya sürmek. Bırakmak. Serbest bırakmak. Muafiyet. Tahliye. Deklanşör.

Bespoken : Göstergesi olmak. Ismarlamak. İstemek. Hitap etmek. Ayırtmak. Bir şeye delalet etmek. Tutmak. Sipariş vermek. Rica etmek.

Verbalizes : Fiile çevirmek. Açıklamak. Sözle anlatmak. Sözle ifade etmek. İfade etmek. Sözcüklere dökmek. Dile getirmek. Sözlü ifade edilmek.

Cank : Dedikodu. Laklak etmek. (argo) sohbet.

Advertises : Reklam yapmak. Duyurmak. İlan vermek. Tanıtım yapmak. Bildirmek. İlan etmek. İlanla aramak. Tanıtmak. Reklam yayınlamak.

 

Avows : Kabul ve teyit etmek. İtiraf. Kabul. İtiraf etme. İlan. İkrar. Kabul etme. Açıkça söylemek. Beyan etmek.

Avow : Kabul ve teyit etmek. İtiraf etme. İtiraf. Kabul. İkrar. Beyan etmek. Kabul etme. Açıkça söylemek. İlan.

Chin : Çin. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Gevezelik. Çene. Birmanya'da'burma'da. Çene hizasına getirmek. Çenenin altına sıkıştırmak. Çene hizası.

Acquiesces : Ses çıkarmamak. Muvafakat etmek. Kabullenmek. Boyun eğmek. Normal karşılamak. Katlanmak. Razı olmak. Karşı çıkmamak.

Come out with synonyms : commune with, allows, buzzes, publicise, advertize, be on speaking terms, commune, chins, beat the drum, admit, acknowledging, verbalise, bespeak, publicizes, be on to, acknowledge, acceded, advertizes, buzz, accede to, avow oneself, acquiesced, accede, bespeaking, advertise, boosts, put up for sale, publicize, advertizing, verbalizing, make public, avouching, boost.