Come out against türkçesi Come out against nedir

  • Karşı çıkmak.

Come out against ingilizcede ne demek, Come out against nerede nasıl kullanılır?

Out : Kovmak. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Çıkış. Meydana çıkmak. Ortaya çıkmak. Dışarıda. Çıkarmak. Dışarı. Dışarı atmak.

Against : -e doğru. Ters olarak. Karşı. -e değecek şekilde. -e aykırı. -e zıt yönde. Aykırı. Aleyhinde. -e karşı. Mukabilinde.

Come out : Çıkmak (leke). Yayımlanmak (yayın). Sunulmak. Piyasaya çıkmak. Görünmek. Sonuçlanmak. Belirmek. Yayımlanmak. Çıkmak. Ayyuka çıkmak.

Come out into the open : (gizlendiği yerden) açığa çıkmak.

Come out of : -den meydana gelmek. Gömülü olduğu yerden çıkmak. Ortaya çıkmak. Olduğu yerden çıkmak. Bulunduğu yerden çıkmak. Çıkmak.

Cry out against : Seslerini yükseltmek. Karşı gelmek. Gücünün yettiğince karşı çıkmak. -e karşı yüksek sesle protestoda bulunmak.

Come out on top : Kendinin üstünlüğünü kanıtlamak. Zirveye tırmanmak. Üstün gelmek. Zirveye çıkmak.

Came out against : -'a karşı olduğunu ifade etme. -'e karşı duygularını ifade etme.

Come outside : Vajinadan dışarı fırlama. Vajinanın dışına püskürtme. Dışarı boşalma.

Come out right : Doğru çıkmak.

İngilizce Come out against Türkçe anlamı, Come out against eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Come out against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonised : Düşman etmek. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı koymak. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşmanlığa sebep olmak. Husumete sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Kışkırtmak.

Contravened : Çiğnemek. Uymamak. Başkaldırmak. Reddetmek. Karşı gelmek. İtiraz etmek. Bozmak. Çatışmak. İhlal etmek.

Argue against something : Aksini iddia etmek. İtiraz etmek.

Be dead against : Karşı koymak. Şiddetli muhalif olmak. Muhalif olmak. Muhalefet etmek. Direnmek.

Antagonising : Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Kışkırtmak. Husumete sebep olmak. Karşı koymak. Kızdırmak. Husumeti tahrik etmek. Düşmanlığa sebep olmak.

Antagonize : Kızdırmak. Kışkırtmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek.

Antagonized : Kışkırtmak. Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Düşman etmek.

Antagonizing : Düşman etmek. Kışkırtmak. Kızdırmak. Aleyhine çevirmek.

Be faced with : Yüz yüze gelmek. Karşısında olmak. Karşı karşıya kalmak.

Antagonise : Husumete sebep olmak. Düşman etmek. Kızdırmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Karşı koymak. Aleyhine çevirmek. Kışkırtmak. Düşmanlığa sebep olmak. Husumeti tahrik etmek.

Come out against synonyms : antagonises, argue against, antagonizes, challenge, contravene.