Hang out with türkçesi Hang out with nedir

  • Biriyle takılmak.
  • Biriyle görüşmek.
  • İle takılmak.
  • Biriyle zaman geçirmek.
  • Biriyle beraber vakit geçirmek.
  • Beraber takılmak.
  • Biriyle beraber takılmak.

Hang out with ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't like to hang out with people who smoke.
Turkish: Ali sigara içen insanlarla takılmaktan hoşlanmaz.

English: Ali said he didn't want to hang out with Mary anymore.
Turkish: Ali artık Mary ile takılmak istemediğini söyledi.

English: Ali said he'd like to hang out with us.
Turkish: Ali bizimle takılmak istediğini söyledi.

English: Ali doesn't want to hang out with us.
Turkish: Ali bizimle takılmak istemiyor.

English: Ali doesn't hang out with Mary anymore.
Turkish: Ali Mary ile artık takılmıyor.

Hang out with ingilizcede ne demek, Hang out with nerede nasıl kullanılır?

Hang : Sarkmak. Kaplamak (duvar kağıdı). İpe çekmek. Sarkıtmak. Batmak. Adam asmak. Asarak idam etmek. Asılı olmak. Bağlı olmak. Eğmek (başını).

Out : Ortaya çıkmak. Bayılmak. Dışarı. Çıkarmak. Kendini belli etmek. Dışarı atmak. Dışarıda. Yanmak. Kovmak. Çıkış.

With : -la. Sayesinde. Nedeniyle. Beraber. İle ilgili. -lı. -e karşın. Yanına. İle. İle beraber.

Hang out : Takılmak. İkamet etmek. Asılmak. Bir ortama takılmak. Çamaşır asmak. Asmak. Vakit öldürmek. Oturmak. Sarkmak. Sürekli bir yere takılmak.

 

Hang out the washing : Çamaşır asmak. Islak çamaşırları çamaşır ipine asma. Çamaşır asma.

Out with you : Çık dışarı!.

Come out with : Satışa çıkarmak. Söze dökmek. Halka duyurmak. Ağızdan kaçırmak. Dile getirmek (örneğin, “ o her zaman gerçeği dile getirmeği becerir”). İtiraf etmek. Konuşmak. Kabul etmek. Reklamını yapmak.

Went out with her : Onunla zaman geçirdi. Onun erkek arkadaşıydı. Onunla çıktı.

Have it out with somebody : İlişkisi bitmek.

Came out with nothing : Malsız mülksüz ortada bırakma.

İngilizce Hang out with Türkçe anlamı, Hang out with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hang out with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consort with : İle arkadaşlık etmek. Düşüp kalkmak. İle sosyalleşmek. İle vakit geçirmek. Arkadaşlık etmek. Zamanını ile geçirmek.

Falling together : Eraber katılmak. Basit bir grup oluşturmak.

Have an affair with someone : Biriyle aşk ilişkisi olmak. Biriyle aşk yaşamak. Biriyle ilişkisi olmak.

Have a date with : Biriyle randevusu olmak. Biriyle dışarı çıkmak. Biriyle buluşması olmak.

Fall together : Eraber katılmak. Basit bir grup oluşturmak.