Outed türkçesi Outed nedir

Outed ile ilgili cümleler

English: "Come back!" he shouted.
Turkish: "Geri dön!" diye bağırdı.

English: "Keep away from the vertical cliff!" she shouted.
Turkish: " Dikey kayalıklardan uzak durun!" o bağırdı.

English: A man shouted something, waving his hand.
Turkish: Bir adam elini sallayarak, bağırarak bir şey söyledi.

English: "Look at me," shouted Echo, "Look at me, Mother, I'm flying!"
Turkish: "Bana bak" diye bağırdı Echo, "Bana bak Anne, uçuyorum!"

English: Ali lost his temper and shouted at Mary.
Turkish: Ali sinirlendi ve Mary'ye bağırdı.

Outed ingilizcede ne demek, Outed nerede nasıl kullanılır?

Be routed : Bozguna uğramak.

Clouted : Paçavra. Nüfuz. İndirmek. Prestij. Etki. Güç. İndirmek (argo terim). Patlatmak. Vurmak. Darbe.

Flouted : Uymamak. Takmamak. Küçümsemek. Saygısızca karşı gelmek. Burun kıvırmak. Reddetmek. Delmek. Hor görmek. Alay etmek. Zıddına gitmek.

Grouted : Harç ile doldurulmuş.

Knouted : Kamçıyla cezalandırılmış.

Routed : Bozgun. Eşelemek. Gönderildi. Araştırmak. Gönderilmiş. Bozguna uğratmak. Bozguna uğramış. Darmadağın etmek. Dolaştırılan. Münhezim.

Snouted : Burunlu.

Scouted : Keşif yapmak. Keşfetmek. Keşfedilmiş. Reddetmek. Keşfe çıkmak. Tepmek.

 

Touted : Karaborsacılık etmek. Müşteri çekmeye çalışmak. Çığırtkanlık etmek. Tiyo vermek.

Outshouted : Daha yüksek sesle bağırmak. Daha yüksek sesle haykırmak.

İngilizce Outed Türkçe anlamı, Outed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knocked out : Vurup çıkartmak. Çarpmak. Tıngırdatmak. Yorulmuş. Yenmek. Şuursuz. Kendinde değil. Yormak. Öldürmek. Sarhoş.

Outside : Açık havada olan. Dışında. Dış taraf. Dışına. Den başka. Dışarısı. Dıştan. Dış kısım. Dış görünüş. En fazla miktar.

Kayoed : Darbe. Çarpmak. Afet. Yere sermek. Vurmak. Şok etmek. Nakavt.

Exsert : Fırlak. Uzatmak.

Kayo : Nakavt. Vurmak. Çarpmak. Şok etmek. Yere sermek. Darbe. Afet.

Bring out : Yapmak (yeni bir şeyi). Cesaret vermek. Yapmak. Ortaya çıkarmak. Üzerinde durmak. -i açmak. Öndürmek. Belli etmek. Görülmesini sağlamak.

Chuck out : Evden atmak. Sepetlemek. Bir kenara atmak. Kapı dışarı etmek. Atmak. Çöpe atmak. Yaka paça çıkarmak. Kabul etmemek.

Banishing : Uzaklaştırmak. Sürmek (bir yerden atmak). Sürgüne yollamak. Sürmek. Aklından çıkarmak. Kafasından atmak. Sürgüne göndermek. Düşünmemek. Defetmek.

Outmost : En dıştaki. En dış. En uzaktaki. En dışarıdaki. En uzak.

Evacuate : Tahliye yapmak. Vücuttan dışarı atmak. Havasını almak. Tahliye etmek. Almak (insanları bir yerden). Götürmek. Boşaltmak (bağırsakları). Boşaltmak. Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak.

Outed synonyms : spatial relation, cashiered, blanking, position, abstract, can, boot, oust, blanks, ejaculate, expel, boot out, bared, axe, axed, take out, knockouts, kayos, bounces, expel from, out, fling away, blanker, bruit about, bounce, brought out, burnishes, cashier, bares, axing, stick out, blank, knockout.

 

Outed zıt anlamlı kelimeler, Outed kelime anlamı

Inner : Ruh. İçteki. Saklı (anlam vb). Manevi. İç. Merkeze en yakın. Ruhsal. Gizli. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. İçerdeki.

Inward : İçe doğru. Derinlemesine. İç. İçeride bulunan. İçeriye doğru. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. Ruh hali. İç kısım. Saklı. Manevi.