Knouted türkçesi Knouted nedir

  • Kamçıyla cezalandırılmış.

Knouted ingilizcede ne demek, Knouted nerede nasıl kullanılır?

Knout : Rus kamçısı. Bir nevi kamçi. Knut. Kamçı.

Knouting : Kamçı ile çezalandırma.

Knouts : Rus kamçısı. Bir nevi kamçi. Kamçı. Knut.

Knob : Kontrol düğmesi. Top. Yumrulaştırmak. Tokmak. Pütür. Yumru. Çük (argo sözcük). Baş. Kafa. (ağaçta) budak.

Knob latch : Topuzlu mandal.

Knob lock : Topuz kollu kilit. Topuzlu kilit.

Knobbly : Pürtüklü. Yuvarlak. Yumru yumru. Top top. Yumrulu.

Knobby : Budaklı. Yumrulu. Tokmak gibi. Yumru yumru. Topuzlu.

Knobbier : Yumru yumru. Yumrulu. Tokmak gibi. Budaklı. Topuzlu.

Knobbed : Kolu olan. Saplı. Tümseklerle kaplı. Topuzlu.

İngilizce Knouted Türkçe anlamı, Knouted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knouted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Known : Muayyen. Malum. Bildik. Belli. Ünlü. Bilinen. Tanınmış. Bilindik. Sayılı. Bilinilen.

Knotted : Düğümlü. Karışık. Düğümlenmiş. Çetrefilli. Budaklı.

Famous : Ünlü. Şöhretli. Namlı. Sanlı. Mükemmel. Tanınmış. Meşhur. Tatminkar. Adlı.

Crooked : Sahtekar. Çarpık. Yamuk. Yamuk yumuk. Çarpık çurpuk. Hilekar. Deforme olmuş. Bükülü. Çökmüş. Kargacık burgacık.

Far famed : Ün salmış. Çok meşhur. Çok ünlü.

 

Notable : Dikkate değer. Şöhret. İleri gelen kimse. Saygın. Unutulmaz. Tanınmış kişi. Saygın kişi. Tanınmış. Belirgin. Ünlü kimse.

Illustrious : Şanlı. Ünlü. Ünü yayılmış. Meşhur. Şöhretli. Tanınmış. Şerefli.

Celebrated : Ünü yayılmış. Bilinen. Kutlanan. Namlı. Şöhretli. Topluma mal olmuş. Tanınmış. Adlı sanlı. Meşhur. Ünlü.

Gnarly : Kıvrımlı. Budaklı. Bükülmüş. Mükemmel. Harika. Pürüzlü. Dolaşık. Boğumlu.

Knotty : Boğumlu. Budaklı. Düğümlü. Çetrefilli. Düğüm düğüm. Güç. Karışık. Dolaşık. Boğum boğum. Dubaklı.

Knouted synonyms : famed, gnarled, renowned.

Knouted zıt anlamlı kelimeler, Knouted kelime anlamı

Unknown : Bilinmeyen. Ünsüz. Gizli. Bilinmedik. Nedeni bilinmeyen. Tanınmamış. Bilinmez. Yabancı. Adsız. Meçhul.

Straight : Doğruca. Dosdoğru. Düzlük. Düzgün. Doğru. Eşcinsel olmayan kimse. Yarış çizgisi. Düz çizgi. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz (çizgi).