Knouts türkçesi Knouts nedir

  • Kamçı.
  • Bir nevi kamçi.
  • Rus kamçısı.
  • Knut.

Knouts ingilizcede ne demek, Knouts nerede nasıl kullanılır?

Knout : Knut. Kamçı. Bir nevi kamçi. Rus kamçısı.

Knouted : Kamçıyla cezalandırılmış.

Knouting : Kamçı ile çezalandırma.

Knob : Yumrulaştırmak. Saç topuzu. Yumru. Topuz. Budak. Baş. Penis. (ağaçta) budak. Tokmak. Kontrol düğmesi.

Knob latch : Topuzlu mandal.

Knobbly : Yumru yumru. Top top. Pürtüklü. Yuvarlak. Yumrulu.

Knobbiest : Yumru yumru. Budaklı. Topuzlu. Tokmak gibi. Yumrulu.

Knobble : Küçük topuz. Bir şeyin üzerindeki küçük öbek (british). Yumru.

Knob lock : Topuzlu kilit. Topuz kollu kilit.

Knobbier : Topuzlu. Yumrulu. Yumru yumru. Budaklı. Tokmak gibi.

İngilizce Knouts Türkçe anlamı, Knouts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fastening : Tutulma. Bağ. Kapı ya da pencere kilidi. Bağlama (bir şeyi vb). Bağlama. Sabitleme. Tespit. Toka. Kapı yada pencere kilidi. Tespit etme.

Hitch : Çekiverme. Arabaya koşmak. Takmak. Aksilik. Ani çekme. İp ile bağlamak. Aksaklık. Evlenmek. Arıza. Bağlamak.

Clustering : Bir açıkuçlu soruya alınan değişik yanıtların kavramsal ilişkilerine göre anlamlı yanıt kümelerine ayrılması. Örnek birim geliştirme. Salkımlama. Bir dizi benzer şeyi gruplandırma. Kümelenme. Kümeleme. Gruplaştırma. Kümeleyen.

 

Whip : Teyellemek. Parlamentoda parti denetçisi. Dalgalanmak (bayrak vb.). Kamçılamak. Çalmak. Kafasına sokmak. Hayvanları eğitmede ve onlara buyruk vermede kullanılan vurma aracı. Vurmak (kamçı, baston vb ile). Çırpmak.

Clump : Tok ses. Yığmak. Sert adım sesi. Ağır adımlarla yürümek. Küme. Ağır ağır atılan adımların sesi. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Kümelemek. İndirmek. Yığın.

Slipknot : Bağlandığı yerde aşağı yukarı inip çıkan düğüm. Eğreti düğüm. İlmik. İlmek.

Figure of eight : Sekiz rakamı.

Sheepshank : Margarita balığı. Geçici olarak bir ipi kısaltmak için kullanılan düğüm. Margarita bağı.

Gordian knot : Zor ve karmaşık sorun. Büyük iskender'in çözemeyip kılıcı ile kestiği düğüm. Kördüğüm. Sadece asya'nın gelecek kralı tarafından çözümlenebilecek karışık bir düğüm bağlayan phrygia kralı gordius ile ilgili olan (yunan mitolojisi). Görünürde çözümlenemeyecek olan sorun.

Knouts synonyms : love knot, square knot, prolonge knot, sailor's breastplate, true lover's knot, hawser bend, blood knot, fisherman's knot, fisherman's bend, stopper knot, turk's head, true lovers' knot, surgeon's knot, figure eight, loop knot, overhand knot, truelove knot, lover's knot, lovers' knot, barrel knot, knout, horsewhips, bunch, bowknot, horsewhipped, holdfast, horsewhip, horsewhipping, scourge, fastener, rawhide, colts, clove hitch.

Knouts zıt anlamlı kelimeler, Knouts kelime anlamı

Easy : Rahatlıkla. Yavaş. Uysal. Zevkli. Huzurlu. Zahmetsiz. Asanlıkla. Serbest. Basit.

Unravel : Sökülmek. Çözülmek. Zor bir şeyi çözmek. Açmak. Sökmek (örgü). Sökmek. Sökülmek (örgü). Sökmek (örgü veya örülü bir şey vb'ni). Çözülmek (zor bir şey). Çözmek.

Unknot : Bir düğümü çözmek. Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek. Bir düğümü açmak.

Knouts antonyms : untwine.